Ekonomik manzara, vatandaşın finansal sağlığı hakkında endişe verici sinyaller veriyor. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan son verilere dayanarak, bireysel borçlardaki ve takipteki alacaklardaki olağanüstü artışın, Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu ciddi sorunları gözler önüne serdiğini belirtti. Altı ayda yaşanan yüzde 14'lük bireysel borç artışı ve yüzde 36,2'lik takipteki alacak artışı, vatandaşın ödeme gücündeki hızlı gerilemeyi açıkça ortaya koyuyor.
BDDK'nın raporlarına göre, 3 Nisan 2026'dan 2 Ekim 2026'ya kadar olan dönemde, Türkiye'deki bireysel borçlar 864 milyar Türk Lirası ile artış gösterdi. Bu rakam, sadece bankaların sağladığı kredi hacminin değil, aynı zamanda vatandaşın omuzlarındaki ağır borç yükünün de bir göstergesi. Kredi kartı borçları, özellikle 522 milyar TL'lik bir artışla, toplam borç artışının yaklaşık yüzde 60'ını oluşturuyor. Bu durum, vatandaşın finansal açıdan daha da zor durumda kaldığını ve ödeme kapasitesinin yetersiz kaldığını işaret ediyor.
Ekonomik zorluklar, yüksek yaşam maliyetleriyle birleşince, vatandaşın kredi kartlarına olan bağı daha da güçleniyor. Nisan ayında 278 milyar TL olan takipteki bireysel alacaklar, ekim başında 379 milyar TL'ye yükseldi. Bu, yüzde 36,2'lik bir artışa karşılık geliyor. Kredi kartlarındaki takipteki borçlar da 199,8 milyar TL'ye yaklaştı ve bu durum, ödeme güçlüğünün giderek arttığını gösteriyor. Bankacılık sektöründe de benzer bir durum söz konusuydu; takipteki alacaklar nisanda 683 milyar TL, temmuzda 776 milyar TL ve ekimde 915 milyar TL'ye yükseldi.
Bu tablo, sadece bireysel vatandaşları değil, aynı zamanda bankacılık sektörünü de etkiliyor. Yüksek takipteki alacaklar, bankaların risk toleransını artırıyor ve ekonomik istikrarsızlığa katkıda bulunuyor. Ekonomik politikaların, vatandaşın ödeme gücünü göz ardı ederek, borçlanmayı teşvik etmesi, uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, enflasyonla mücadele edilirken, hane halkının borç yükünün ve geçim koşullarının nasıl değiştiği, dikkatle analiz edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. Vatandaşın borcu yüzde 14 artarken, takipteki alacaklar yüzde 36 büyüdüğünde, ekonomik bir dengenin bozulduğu açıktır.