Tahran, uluslararası arenada gerilimlerin tırmanmasına karşı dikkatli bir duruş sergilemeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yetkili Kazım Garibabadi, ABD ve İsrail’in son saldırıları sonrası medyasıyla yaptığı açıklamada, ülkesinin savaş amacını taşımadığını, ancak karşılık verebilme kapasitesinin sonuna kadar devam edeceğini vurguladı. Garibabadi’nin bu söylemi, İran’ın bölgesel ve küresel politikalarındaki dengeleri koruma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Garibabadi, konuşmasında özellikle geçmişteki askeri operasyonlara gönderme yaparak, İran’ın uzun bir süredir çatışma başlatmadığını, ancak saldırganlara karşı koyarken acımasız olduğunu ifade etti. ‘İran hiçbir zaman savaş peşinde olmadı ama İran savaşmayı iyi bilir,’ şeklinde başlayan açıklaması, ülkenin savunma yeteneklerine olan güvenini açıkça gösterdi. Ayrıca, İran’ın Kırk Gün Savaşı ve On İki Gün Savaşı gibi geçmişteki askeri operasyonlardaki stratejilerinin, mevcut duruma göre farklı bir şekilde uygulanabileceğine işaret etti.
Hormüz Boğazı, İran’ın ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları açısından hayati bir öneme sahip. Garibabadi, bu stratejik su yolunun, İran’a ait bir kaynak olduğunu ve düşmanlarla mücadelede bu boğazın etkin bir araç olarak kullanılacağını belirterek, bölgedeki jeopolitik dengelerin İran’ın çıkarları doğrultusunda şekillendirilebileceğini ima etti. Bu durum, İran’ın Hormüz Boğazı üzerindeki etkinliğini artırma çabasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.