Marmara Denizi'nin derinliklerinde dün akşam saatlerinde yaşanan 3.5 büyüklüğündeki sarsıntı, İstanbul'da da hissedilerek, bölgedeki jeolojik hassasiyetin bir kez daha hatırlatılması sağladı. AFAD'ın kaydına göre, bu küçük sarsıntı, şehrin üzerinde yatan karmaşık fay sisteminin potansiyel risklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olay, saat 22:08'de gerçekleşti ve Yalova'nın kıyı bölgelerinden yayılıp İstanbul'da da hissedildi. Uzmanlar, sarsıntının büyüklüğünün, bölgedeki büyük deprem tehlikesinin bir göstergesi olduğunu belirtiyor. Bu durum, özellikle İstanbul gibi büyük bir metropolün, yer sarsıntılarından daha önce etkilenmemiş olması nedeniyle, hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çiziyor.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntıyı değerlendirirken, 1999 İzmit depremi sonrası yaşanan artçı sarsıntıların dağılımıyla karşılaştırmalar yaptı. Bektaş, Gölcük'ten Çınarcık'a doğru artçaların sığlaşmasıyla, Marmara'da deprem üreten kabuğun daha ince olduğunu tespit etti. Bu durum, bölgedeki fayların karmaşık ve dinamik davranışlarını gösteriyor.
Bektaş'ın yorumu, 'Kendisi küçük, anlamı büyük' ifadeleriyle desteklendi. M3,5 büyüklüğündeki Yalova depremi, Marmara'nın zayıf kabuğunu ve sürünen (creep) fayının özelliklerini destekleyen bir olay olarak değerlendiriliyor. Bu, gelecekteki büyük bir deprem tehlikesinin önlenmesi için, bölgedeki jeolojik yapının daha yakından incelenmesi ve risk azaltma stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.