Avrupa Birliği, Rus turizm akışlarını daha da kısıtlamaya yönelik kapsamlı bir strateji geliştirmeye hazırlanıyor. Politico’ya sızdırılan bilgilere göre Avrupa Komisyonu, 2027’nin ilk yarısında Rus vatandaşlarına uygulayacağı yeni vize politikalarıyla, turizm sektöründe önemli bir dönüm noktasına işaret edecek. Bu hamlenin temelinde, hibrit saldırılara karşı güvenlik hassasiyetinin artması ve Rus turistlerin kimliklerinin doğrulanması konusundaki endişeler yer alıyor.
Bu durumun ortaya çıkmasında, son yıllarda Rus turistlere verilen vize sayısındaki belirgin düşüş etkili oldu. Avrupa Komisyonu’nun İçişleri ve Göç Politikaları Uzmanı Magnus Brunner, bu azalmanın devam edeceğine işaret ederek üye ülkelere daha az vize vermeleri konusunda teşviklerde bulundu. Brunner, “Gerçekte bu turistlerin kim olduğunu asla bilemeyiz” şeklinde, güvenlik kaygılarını vurgulayarak, vize uygulamasının sıkılaştırılması gerektiğini savundu. Bu yaklaşım, Rusya ile Avrupa arasındaki turizm ilişkilerini derinden etkileme potansiyeli taşıyor.
Bu girişim, Polonya, İsveç ve Estonya gibi bazı ülkelerin de desteğini kazanmış durumda. Bu ülkeler, Rus vatandaşlarına yönelik vize koşullarının daha da zorlaştırılmasını savunarak, özellikle Ukrayna savaşında görev almış eski askerlerin vize başvurularının reddedilmesi konusuna dikkat çekiyor. Bu durum, Avrupa’nın güvenlik politikalarındaki tutarsızlıkları da göz önüne seriyor ve farklı ülkeler arasında bir fikir ayrılığına yol açıyor.
<Ayrıca, Rus diplomatlara uygulanan kısıtlamaların da genişletilmesi bekleniyor. Lüksemburg’da yapılacak olan AB Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda bu konu gündeme gelebilir ve üye ülkeler, Birlik içinde görev yapan Rus diplomatlara yönelik ek kısıtlamalar önerileri sunabilir. 2022 öncesinde yılda yaklaşık 4 milyona ulaşılan Rus turist vizesi sayısı, son dönemde 500 bine düşmüştür. Bu durum, Avrupa’nın Rus turistlere karşı uyguladığı kısıtlamaların etkili olduğunu gösteriyor. Bu yeni vize düzenlemeleri, Rus turizm pazarının Avrupa’ya olan bağlılığını azaltabilir ve alternatif destinasyonlara yönelimi artırabilir.