Atilla Taş’ın kızı Sezen Taş’ın vefatı, toplumu derinden sarsan bir trajedi olarak karşımıza çıktı. Ancak, bu acı olay sonrasında ortaya atılan, gerçeklikle bağdaşmayan iddialar, aileye karşı yöneltilen acımasız saldırılara yol açtı. Uğur Haliloğlu, bu durumun yarattığı baskı altında, sosyal medya ve basında dolaşan yanlış bilgileri düzeltmek ve ailelerinin mahremiyetine saygı gösterme çağrısında bulundu.

Haliloğlu, Sezen Taş ile olan 12 yıllık birlikteliğin, 11 ay önce karşılıklı mutabakatla, hukuki süreçler tamamlanarak sona erdiğini vurgulayarak, bu ilişkinin basında ve sosyal medyada çarpıtıldığını belirtti. “Boşanma aşamasında” veya “kavgalı” gibi ifadelerin tamamen gerçek dışı olduğunu belirten Haliloğlu, Sezen’in vefatından sonra çocuklarıyla ilgilenirken, bu durumun da yanlış yorumlanarak, “çocukları kaçırdı” iddialarının ortaya atıldığını ifade etti. Bu iddialar, aile için kabul edilemez bir saldırı olduğunu ve çocuklarının psikolojik sağlığına zarar verme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Özellikle Sezen Taş’ın vefat sürecinde, pedagogların uzman rehberliğiyle, çocuklarının kendi isteğiyle Haliloğlu ile Trabzon’a geldiğini vurguladı. Bu durum, çocukların travmatik süreci atlatma çabasının ve aile bireylerinin birbirine deste olarak uzanmasının bir göstergesi olarak sunuldu. Haliloğlu, Sezen Taş’ın yaşadığı zorlukları ve vefatına giden süreci, mahrem tutarak, aile üyelerinin acısını daha fazla yaşamasını engellemek istediğini belirtti. Kendisinin de, Sezen’in anısını incitecek herhangi bir ifade kullanmaktan kaçınacağını ekledi.