Marmara Denizi’nin derinliklerinde kaydedilen hafif sarsıntı, uzmanların dikkatini bölgedeki fay hatlarına yöneltti. Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevresinde hissedilerek, bölgedeki jeolojik aktiviteye dair önemli soruları beraberinde getirdi. AFAD verilerine göre depremin derinliği 7,96 kilometre olarak ölçüldü.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, depremin ana Marmara Fayı veya kamuoyunda ‘Adalar Fayı’ olarak bilinen ana hat üzerinde gerçekleşmediğini vurguladı. Uzman, sarsıntının 1999 Gölcük depreminden sonra ortaya çıkan, ikincil fay kollarında meydana gelen gerilim değişimleriyle ilişkili olduğunu savundu. Bu tali fay kollarının, büyük deprem üretme potansiyeline sahip olmadığına dikkat çekti.
Üşümezsoy, sarsıntının yaklaşık 1 kilometrekarelik bir fay düzlemindeki kırılmadan kaynaklandığını belirterek, bu tür tali fay kollarının, ana fay gibi büyük ölçekli bir kırılma üretmediğini ifade etti. Uzman, 1999 depreminde ana fay hattının kırılmasıyla biriken gerilimin boşaldığını, ikincil fay kollarında ise daha küçük ölçekli hareketliliklerin yaşandığını açıkladı. İstanbul’un özellikle Kartal ve Tuzla çevresinde, Anadolu Yakası’nın kıyı kesimlerinde hissedilen sarsıntının, kuzeye ve Tuzla yönüne uzanan ikincil ve verev fay kollarıyla ilişkili olabileceğini belirtti.
Deprem uzmanı, Adalar Fayı’nda büyük deprem beklentisiyle ilgili olarak, bu beklentinin bilimsel temele dayanmadığını vurguladı. Adalar çevresinde hareketlilik gösteren fayların, ana fay hattına kesişen küçük tali kolları oluşturduğunu, bu fayların ‘ölü’ olduğunu ve bölgedeki küçük ölçekli sarsıntıların büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.