Şehir merkezindeki Vali konutunun bahçesinde gerçekleştirilen rutin bir inceleme sırasında, arkeologlar ve devlet kurumları arasında işbirliği yapılan bir operasyon, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yüksek ihtimalle yüzyıllardır toprak altında kalmış, gizli bir mezarlık alanının ortaya çıkarılmasıyla gözler şaşkınlıkla büyüdü. İlk bulgular, içerisinde insan kemiklerinin bulunduğu, yaklaşık yedi adet tabuta işaret etti. Bu durum, yerel halkın ve bilim camiasının büyük ilgisini çekti.

Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, kemiklerin iki yetişkin erkek, iki yetişkin kadın, iki genç birey ve bir çocuktan oluştuğu belirlendi. Bu kalıntılar, arazinin 1873-1877 yılları arasında, kentin ilk resmi mezarlığı olarak kullanıldığını gösteren güçlü kanıtlar sunuyor. Ancak, 1880’li yıllarda naaşların farklı bölgelere taşındığına dair bilgiler de mevcut. Bu durum, arkeologların konuyu daha da karmaşık hale getirirken, kazılar sırasında bazı mezarların hala yerinde olduğu tespit edildi.

Kara Haff gibi uzmanlar, dönemin arşiv kayıtlarını inceleyerek, ‘İki kişi haricinde tüm mezarları taşıdık’ şeklinde ifadelerin yer aldığını hatırlattı. Bu ifade, yüzyılı aşkın sürenin ardından bu tür kalıntılarla karşılaşılmasının ne denli şaşırtıcı olduğunu vurguluyor. Eyalet Tarih Derneği’nin açıklamaları, bu keşfin, şehrin geçmişine dair önemli bir sırrın gün yüzüne çıkarılmasına işaret ediyor.

Saha taramaları sonucunda 80’den fazla analiz noktası tespit edildi. Bu çalışmaların tamamlanması ve detaylı analizler için ayrılan bütçe, 155 bin doları buluyor. Yaklaşan ilkbahar mevsiminde, bu kalıntılar resmi bir törenle şehirdeki bir mezarlığa defnedilecek. Bu operasyon, kentin tarihine dair önemli bir perdeyi aralayarak, aynı zamanda arkeolojik kurtarma çalışmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.