Evrenin ritmi, son zamanlarda özellikle şiddetli ve karmaşık olaylarla tetiklenmiş gibi görünüyor. 28 Eylül’de Mars’ın Aslan burcuna geçişi, uzun süredir dikkatimizi çeken gezegenel gerilimlerin yoğunlaşmasına neden olmuş, 2-5 Ekim tarihleri arasındaki etkileşimler ise bu gerginliği daha da tırmandırmıştı. Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Pakistan’ın bu olaylara dahil olması ve Türkiye’nin de bu karmaşanın içine çekilmesi ihtimali, Orta Doğu’da mevcut huzursuzluğu daha da derinleştirmiş, savaşların yayılması ihtimali üzerine endişeleri artırmıştı. Ülkemizde ise bu gerginlik, gözaltı ve tutuklama kararlarıyla somutlaşmış durumda.

Geçtiğimiz haftalarda Fransa’da yaşanan toplumsal olaylar, bu endişeleri daha da körükledi. Öğrencilerin eğitim şartlarını iyileştirme talebiyle yola çıkan gösteriler, sendikaların ve halkın katılımıyla büyük bir toplumsal harekete dönüşmüş, şehirler savaş alanına benziyordu. Bu tür olayların, özellikle 2-5 Ekim tarihleri arasında yoğunlaşma potansiyeli üzerine uzun süredir yaptığımız öngörüler, astrolojik analizlerle desteklenerek daha da netleştirilmişti. Aralık 2026’da yayınladığım ‘FRAGMAN BİTTİ, FİLM BAŞLIYOR’ adlı kitabımda, benzer türden olayların potansiyelini, 18 ve 86. sayfalarda detaylı bir şekilde ele almıştım. Kitabımın bu bölümlerinden bir alıntı yaparak, gözlemlediğimiz durumun sadece bir anlık olayı değil, daha büyük bir döngünün parçası olduğunu vurgulamak istiyoruz: Fransız Devrimi’nin bir yansıması gibi görünen bu olaylar, 1929’daki krizden daha yıkıcı sonuçlara yol açma riskini taşıyor.

Bu döngünün temelini, 2 Eylül 1789’da gerçekleşen Aslan-Kova karşıtlığı oluşturuyor. Jüpiter’in Aslan burcundaki konumu ve Plüton’un Kova burcundaki etkisi, halkla yönetimin arasındaki gerilimi ve potansiyel çatışmaları işaret ediyor. Bu astrolojik yapı, aynı zamanda 17 derece Aslan-Kova ekseninde gerçekleşen bu karşıtlığın, halkın kendi içlerindeki karmaşaları ve yönetimin tepkilerini de öngörüyor. Jüpiter-Plüton karşıtlığı, toplumsal huzursuzluğun ve yönetimsel tepkilerin bir arada varlığını gösteriyor. Kitabımın 86 ve 91. sayfalarındaki açıklamalar, bu astrolojik gerilimin, Fransa’nın reformist bir döneme geçişini ve önümüzdeki iki yıl içinde kaotik bir atmosferin oluşma olasılığını vurguluyor. Özellikle Rusya’nın Mars’ının Yay’daki konumu ve Fransa’nın Mars’ının İkizlerdeki konumu, ikili ilişkilerde ciddi gerginliklere yol açacak.

Şu anki coğrafi haritalar, Terazi burcundaki yeniayın, Mars, Plüton, Merkür ve Venüs gibi gezegenlerin etkileşimleriyle şekilleniyor. Bu etkileşimler, İngiltere, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi bölgelerde protesto hareketlerinin yoğunlaşmasına neden oluyor. Bu stresli hatlar, bölgesel ve küresel olayların birbirine bağlanması ve yayılması riskini artırıyor. Yeniayın Jüpiter ile uyumlu açısı, uzlaşma potansiyeli sunsa da, Satürn’ün uzun dönem devam eden etkisi, bu tetiklemelerin ilerleyen zamanlarda da etkili olacağını gösteriyor. Bu nedenle, benzer türden hareketlerin ve olayların tekrarlanması olasılığı yüksek. Bu durum, küresel düzeyde toplumsal hareketlerin ve siyasi gerilimlerin artmasıyla ilgili endişelerimizi haklı çıkarıyor.”}ص