Ataşehir’in siyasi sahnesinde son dönemde yaşananlar, yerel yönetimlerin karmaşıklığını gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz seçimlerde YENİ Parti ve CHP’nin aday göstermediği Serdar Orhan, 31 Mart seçimlerinde elde ettiği başarıyla Ataşehir Belediye Başkanı olarak seçilmişti. Ancak, Onursal Adıgüzel’in belediyelere yönelik operasyonlar sonucu tutuklanması, süreçte bir dizi istifaya ve transferlere yol açtı.

Bu karmaşanın ortasında, 30 Nisan’da yapılan başkanvekili seçiminde CHP adayı Murat Güneş, beklenmedik bir şekilde 22 oyla galip gelmişti. Ancak Güneş’in kısa süre sonra tutuklanması, yeniden bir seçim düzenlendi. Bu kez, YENİ Partililerin meclis üyelerinin mazbatalarını alarak gösterdiği yürüyüş ve meclis üyelerinden Cemil Yardımcı ile Ebubekir Bozkızıl’ın bağımsız hareket kararları, meclis dengelerini yeniden şekillendirdi. Belediye binası çevresine artırılan güvenlik önlemleri ve basın mensuplarının binaya alınmaması, bu süreçte gerginliği daha da tırmandırdı.

Seçimde MHP’nin de desteğini alan Serdar Orhan, 18 oy ile başkanvekili seçilmiş olmasına rağmen, YENİ Parti ve CHP’nin tepkileriyle karşılaştı. YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, yaşananları ‘kirli bir oyun’ olarak tanımlarken, CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçimin Ataşehir halkının iradesinin gasp edildiğini savundu. Bu gelişmelerin ardından, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılmasının ardından daha fazla yeni katılımcının olacağını duyurarak, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da listesinde olduğunu ima etti.

Ataşehir’deki bu istikrarsız ortam, yerel yönetimlerdeki siyasi manipülasyonun ve partiler arasındaki gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Seçimlerin ardından yaşanan olaylar, Ataşehir halkının siyasi iradesinin ne kadar kolay etkilenilebileceğini gösterirken, yerel yönetimlerin geleceği için de önemli soruları beraberinde getiriyor.