Bolu Belediyesi'nin başına bela olmuş Tanju Özcan, geçtiğimiz aylarda ‘icbar suretiyle irtikap’ soruşturmasıyla tutuklanıp görevden uzaklaştırılmıştı. Şimdi, belediye çalışanı Öznur Ç.’nın şikayeti üzerine, Özcan’a karşı yeni ve daha ağır bir suçlama ekleniyor: ‘Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı’. Bu iddialar, adeta bir gölge düşürüyor ve adalet mekanizmasını harekete geçiriyor.
Öznur Ç., ilk başlarda Özcan’ın kendisine karşı hissettiği çekingenliği ve ilk yaklaşımını anlatırken, zamanla işten çıkarılma korkusuyla dolu bir süreçten geçişini aktarıyor. Belediye içerisinde görev yaptığı ilk aylarda Özcan’ın kendisine ilgi duyduğu yönündeki ilk ipuçlarını fark eden Öznur, itaatkarlık ve endişe duyguları yüzünden birden fazla kez başkanla görüşmek zorunda kalmış. ‘Elimi tuttuğunda elini iterek odayı terk ediyordum’, diyerek yaşadığı baskıyı ve rahatsızlığı dile getiren Öznur, Özcan’ın tehditkar tavırlarının giderek arttığını vurguluyor.
Daha sonra ortaya çıkan detaylar, bu durumun cinsel istismara dönüşmüş olabileceğine işaret ediyor. Şoför Suat Ç.’nin ifadelerine göre, Özcan, Öznur’u sık sık özel otellere götürüyor ve burada gerçekleşen tartışmalı toplantılarda, işini kaybetme korkusuyla pes ederek, Özcan’ın taleplerine boyun eğiyordu. WhatsApp üzerinden gönderilen ‘Narvendeyim, şoförü gönderiyorum’ gibi mesajlar, bu baskının boyutunu daha da açığa çıkarıyor. Öznur’un, özgür iradesiyle hareket edemediği, başkanın otoritesine boyun eğmek zorunda kaldığı bu süreç, adalete hesap verebilirliği artırıyor.
Bu karmaşık ve hassas durumun sonucunda, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeni bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma, Öznur Ç.’nin iddialarının doğruluğunu ve Tanju Özcan’ın suçu sabit olup olamayacağını belirlemeyi amaçlıyor. Olayın detayları, toplumsal bir uyarı niteliği taşıyarak, gücün kötüye kullanımının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Bu süreçte, adil bir yargılama ve mağdurun korunması öncelikli hedefler olarak belirginleşiyor.