İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, uzun süredir devam eden hukuki süreçlerle ilgili olarak iktidar temsilcilerinin kullandığı ifadelere sert bir yanıt verdi. İmamoğlu, özellikle ‘lekelenmeme hakkı’ olarak tanımlanan söylemlere karşı, Anayasa’nın temel ilkelerinden eşitlik ilkesini hatırlatarak, bu hak ve talebin herkes için geçerli olması gerektiğini vurguladı. Bu durum, hukukun üstünlüğüne dair tartışmaları daha da alevlendirirken, İmamoğlu’nun sesi, adaletsizliklere karşı duyulan öfkeyi ve umudu birleştiren bir platform oluşturdu.
Dilek Kaya İmamoğlu’nun açıklamaları, 19 aydır devam eden tutukluluk sürecinin etkilerini ve bu sürecin aileleri nasıl derinden yaraladığını gözler önüne serdi. Sabahın kör karanlığında yaşanan ev baskınları, ailelerin dağılması ve insanların itibarlarının önceden kesinleşmiş bir hüküm olmaksızın zedelenmesi gibi olaylar, İmamoğlu’nun eleştirilerinin temelini oluşturdu. ‘Masumiyet karinesi’nin sadece belirli kesimler için geçerli olup olmadığını sorgularken, Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun bir yargılanma hakkının tüm vatandaşlar için hayati olduğunu belirtti.
İmamoğlu, hukukun herkese eşit uygulanması gerektiğini ve yargıda çifte standartlara son verilmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. ‘Lekelenmeme hakkı’ olarak adlandırdığı savunmanın, hukukun temel prensipleriyle bağdaşmadığını, aksine, keyfi ve ayrımcı uygulamaların önünü açabileceğini savundu. Bu söylemin, siyasi bir araç olarak kullanıldığını ve gerçek adaletin sağlanmasına katkı sağlamadığını ifade etti. İmamoğlu, hukukun sadece belirli grupları koruyan, diğerlerini ise itibarsızlaştırmaya yönelik bir mekanizma olamayacağını vurguladı.
Son olarak Dilek Kaya İmamoğlu, eşitlik talebini sürdürerek, hukukta adil ve şeffaf bir süreç talep etti. ‘Herkes için aynı adaleti’ istendiğini belirterek, hukukun imparatorluk ilkesine uygun olarak, tüm vatandaşlara eşit şekilde uygulanması gerektiğini bir kez daha vurguladı. Bu çağrı, sadece İmamoğlu’nun değil, aynı zamanda tüm hak savunucularının ve adalete olan inancın bir ifadesi olarak kabul edilebilir.