İstanbul’un kalbi Kadıköy’de, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın acı anıları yeniden canlandı. İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin öncülüğünde düzenlenen yürüyüş, 103 masum insanın hayatını kaybettiği o karanlık günü asla unutma ve unutturma çağasıyla Boğa’dan İskele’ye uzanan bir yolculuktu. Yürüyüş boyunca atılan sloganlar, katliamın sorumlularının hesap vermesi gerektiği mesajını bir kez daha net bir şekilde duyurdu.
Yürüyüşün son noktası olan İskele Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamaları, olayın ardındaki karmaşık gerçekleri gözler önüne serdi. 10 Ekim Barış Derneği’nin temsilcileri, katledilenlerin aileleri ve farklı sivil toplum kuruluşları, adalete ulaşma mücadelesinin devam ettiğini vurguladılar. Özellikle, katliamın arkasındaki asıl sorumluların hala korunuyor olması, yargı süreçlerindeki eksiklikler ve kamu görevlilerinin ihmalleri üzerine dikkat çekildi. Yürüyüş, sadece bir anma eylemi değil, aynı zamanda adaletin gecikmiş ve eksik bir arayışının sembolü olarak da anlam kazandı.
Basın açıklamalarında, katliamın ardından 11 yıldır süren adaletsizliğe karşı verilen mücadele, siyasi iktidarın sorumluluğunu reddetmesi eleştirileri yoğunlaştı. Yargılama süreçlerinde bazı faillerin cezalandırılmasına rağmen, katliamın arkasındaki gerçek sorumluların hala korunması, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve öfke yaratmıştı. Bu durum, sadece adaletin sağlanmasının geciktiğini değil, aynı zamanda geleceğe yönelik ciddi bir umutsuzluğun da habercisi olarak görülmüştü. Katliamın failleriyle hesaplaşılmadığı sürece, benzer trajedilerin tekrar yaşanabileceği endişesi, yürüyüş boyunca yankılanan en önemli mesajlardan biriydi.
Katliamın ardından ortaya çıkan bu sessizlik ve sorumluluk reddi, geleceğe yönelik en karanlık bir itiraf olarak değerlendiriliyor. Yürüyüşte dile getirilen, adaletin sağlanması ve sorumluların hesap vermesi talebi, sadece 10 Ekim’in anısını yaşatmak için değil, aynı zamanda Türkiye’nin demokratik değerlerinin korunması ve geleceğinin güvence altına alınması için de bir direnişin ifadesiydi. Katliamın tüm sorumlularının ortaya çıkarılması ve adalete teslim edilmesi için verilen mücadele, Kadıköy’de düzenlenen bu yürüyüşle bir kez daha güç kazanarak, adaletin gecikmiş bir talebi olarak haykırıyor.