Ticaret Bakanı Ömer Bolat, uzun süren fon soruşturması sürecinde dile getirilen iddialara karşı bugün önemli bir açıklama yaptı. Bu iddiaların, hükümetin 16 Eylül’de başlattığı geniş kapsamlı soruşturma sürecine eklenmesiyle birlikte, Bakan Bolat, bu durumu ‘koskoca bir yalan ve iftira’ olarak nitelendirerek, kamuoyuna yönelik bir süpürge operasyonu başlattı. Soruşturmanın henüz tamamlanmadan, manipülasyonun olup olmadığına dair bir kanıtın bulunmaması, iddiaların siyasi bir linç kampanyasına dönüşmesine neden olmuştu.

Sözcü TV’de yer alan ve iddiayı ortaya atanların, hükümete karşı düşmanca bir tutum sergilediği vurgulandı. Bakan Bolat, bu türden iftira kampanyalarının, ülkenin ekonomik güvenliğine ve yatırım ortamına zarar verebileceğine dikkat çekerek, bu tür girişimlere karşı gerekli tüm yasal ve hukuki önlemlerin alınması gerektiğini belirtti. Bakan, özellikle de kamuoyunun bu türden spekülasyonlara karşı dikkatli olması ve gerçekleri doğrulamadan hemen inanmaması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında, mal varlığı beyanlarını ve bu beyanların kontrol edilebilir olduğunu vurgulayan Bolat, 16-17 yıldır sermaye piyasasında faaliyet gösterdiğini ve 37,8 milyon liralık aile tasarrufını 26 Şubat 2024 tarihinde Hedef Yatırım Portföy Şirketi’ne sukuk, kira sertifikası hesabına yatırdığını aktardı. Sukuk yatırımından herhangi bir dönüş yapılmadığını da ekledi. Bakan, bu türden iddiaların, karmaşık finansal yapıları ve yatırım araçlarını bilmeyen kişiler tarafından ortaya atıldığını ve bu türden iddiaların, yatırımcı güvenini sarsabileceğini vurguladı.

Bolat, iddiaların yerle bir edildiği süreçte, Türkiye’deki ödeme sisteminin bankalar üzerinden yapıldığını ve bankaların, finansal işlemlerin yapıldığı güvenli bir ortam sağladığını hatırlattı. Sukuk gibi faizsiz para piyasası enstrümanlarının, enflasyona karşı koruma sağlama potansiyeline sahip olduğunu ve bu tür enstrümanların, düzenli olarak faiz getirisi sağladığını da ekledi. Ayrıca, Türkiye’de düzenli olarak vergilerini ve sigorta primlerini ödediğini ve devletine bağlı olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun kendisini yanlış anlamamasını istedi. Bakan ayrıca, iddialara karşı ‘buyurun, iftiracılara açık davet’ şeklinde bir çağrıda bulunarak, bankaların ve diğer ilgili kurumların, 170 milyon liralık para çekme işleminin varlığına dair bir kanıt sunmalarını talep etti. Bu durum, hem Bakan Bolat’ın hem de kamuoyunun dikkatini, iddiaların kaynağına ve amacına yönelik bir inceleme yapılması yönünde yöneltti.