Mersin’de yaşanan ve müzik dünyasını derinden sarsan Sezen Taş’ın ani ve üzücü kaybı, aynı zamanda bir aile içi gerginliğin de perde arkasını gün yüzüne çıkarmıştı. 34 yaşındaki Sezen Taş, Erdemli’deki bir apartmanın 14. katında hayatını kaybetmiş, bu olay, hem sevenlerini hem de çevresini derin bir üzüntüye boğmuştu. Ancak, bu trajik olayın ardından, Sezen Taş’ın eski eşi Uğur Haliloğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla konunun üzerine örtüsünü çekti ve iddialara karşı güçlü bir duruş sergiledi.

Uğur Haliloğlu, Sezen Taş’ın kaybının yarattığı tarifsiz acıyı, çocuklarının annesi olmanın getirdiği sorumluluğu ve travmayı vurgulayarak ifade etti. “İki evladımın annesi, 12 yılımı paylaştığım eski eşim Sezen’i kaybetmenin tarifsiz acısını ve şokunu yaşıyorum,” diyerek, bu zorlu süreçte yalnız olmadığını gösterdi. Haliloğlu, çocuklarının bu büyük travmayı en az hasarla atlatabilmesi için gösterdiği çabaları ve sessizliğin zorunluluğunu da dile getirdi. Ancak, sosyal medyadaki asılsız iddialar ve vicdansızca yürütülen linç kampanyası, bu sessizliğe son vererek, ailesinin mahremiyetine saygısızlık anlamına geliyordu.

Haliloğlu, ‘Çocuklarını kaçırdı’ gibi akıl ve vicdan sınırlarını aşan iftiralara karşı, kendi gayesinin her zaman çocuklarının güvenliği ve psikolojik sağlığı olduğunu vurguladı. Evliliğin 11 ay önce karşılıklı anlaşmayla sona erdiğini, ‘boşanma aşamasındaydılar’ veya ‘kavgalıydılar’ şeklindeki haberlerin tamamen asılsız olduğunu da net bir şekilde belirtti. Olayın yaşandığı günün öncesinde, Sezen’in kendi talebiyle, çocukları ve pedagogların bilgisiyle Trabzon’a geldiğini, bu ziyaret tamamen Sezen’in onayı ve isteği dahilinde gerçekleştiğini ekledi. Bu detay, olayın karmaşıklığını ve aile içi gerginliklerin kamuoyuna yansıtılmasını engelleme çabasını gösteriyordu.

Son olarak, Haliloğlu, evlatlarının mahremiyetine, Sezen Taş’ın anısına ve kederli ailesinin acısına saygı gösterilmesini talep etti. Gerçek dışı iddiaları yayanlar hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını duyurarak, bu olayın kamuoyunda doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, sadece bir iddialara karşı savunma değil, aynı zamanda Sezen Taş’ın ailesine desteğin ve hukukun üstünlüğüne olan inancın bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.