Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tütünle mücadelede Türkiye'nin geçmişteki başarılarına rağmen yaşanan artışa dikkat çekerek, yeni bir dönem başlatıldığını duyurdu. Sigara satışlarında kimlik ibrazı zorunluluğu getirilmesi ve sigara kullanımının toplum üzerindeki etkilerinin kısıtlanması gibi önlemlerle, tütünle mücadelede daha etkin bir yaklaşım sergilenmesi hedefleniyor. Bu strateji, sigara tüketiminin bireysel sorumlulukla ele alınmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.

Bakan Memişoğlu, Urla Karantina Adası'nı bu açıklamada bir örnek olarak kullanarak, Türkiye'nin sağlık alanındaki uzun ve köklü geçmişine vurgu yaptı. Ada, Osmanlı döneminden günümüze kadar hastalıkları kontrol altına almak, tedavi etmek ve insanları iyileştirmek için kullanılan bir merkez olarak hizmet vermişti. 1800'lerin sonlarında salgın hastalıklarla mücadele kapsamında kurulan Karantina Adası, 1865'te daha yoğun bir şekilde fonksiyon görmeye başladı. Bu ada, sadece bir karantina merkezi değil, aynı zamanda sağlık hizmeti, eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin odak noktasıydı. Ada üzerindeki tarihi binalar, o dönemde kullanılan en son teknolojiyle inşa edilmiş, sterilizasyon ve hijyen standartları en üst düzeyde tutulmuştu.

Günümüzde Urla Karantina Adası, sadece tarihi bir miras olarak değil, aynı zamanda modern bir eğitim ve araştırma merkezi olarak da kullanılıyor. Devlet Hastanesi'nin bir ek binası olarak hizmet veren ada, Umke simülasyonları, uluslararası acil hizmetler eğitimleri ve öğrenciler için tarihi anlatım etkinlikleri gibi çeşitli faaliyetler gerçekleştiriyor. Bu ada, Türk medeniyetinin sağlığa, insanlara ve şifaya verdiği önemi temsil ediyor. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kurulan şifahane ve tıp fakültelerinin, modern tıbbın temellerini oluşturduğu vurgulanıyor. Örneğin, 1206 yılında Kılıç Arslan'ın kızı tarafından kurulan ve verem hastalarını tedavi eden şifahane, o dönemde Avrupa'da cadı diye yakılan hastaların tedavi gördüğü bir merkezdi. Bu şifahane, ruh sağlığı konusunda kullanılan modern tedavi yöntemlerini (müzikle ve suyla terapi gibi) ilk uygulayan yerlerden biriydi.

Bakan Memişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'nın, bu köklü geleneği sürdürerek günümüzde de sağlık hizmetlerinde dünya standartlarını yakalamaya çalıştığını belirterek, şehir hastaneleri projelerinin örneklerini paylaştı. Bu projeler, teknolojinin en son imkanlarını kullanarak, ulaşılabilir, ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmeti sunmayı hedefliyor. Türkiye'nin bu alandaki başarısı, dünyaya örnek olmaya başladığını ve gelecekte daha da iyi hizmetler sunulacağını ifade etti. Bu strateji, tütünle mücadele ve sağlıklı yaşam hedeflerine ulaşmak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.