Türkiye’nin tarım sektörünün yıldızlarından biri olan fıstık, 2026 yılının ilk dokuz aylık döneminde önemli bir inişe doğru kaydı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin zengin topraklarında yetişen bu stratejik ürünün ihracatı, önceki yıllardaki güçlü performansını geride bırakarak, üreticiler ve sektör temsilcileri için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Bu dönemde toplam ihracat geliri yaklaşık 71 milyon dolar azalış gösterdi ve 80 milyon 906 bin dolara geriledi.

Bu düşüş, sadece bir dönemsel dalgalanma değil, aynı zamanda olumsuz hava koşullarının ve üretimdeki doğal varyasyonların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Türkiye, 2025 yılı boyunca 94 farklı ülkeye fıstık ihraç ederek 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etmişti. Ancak 2026 yılındaki performans, bu önceki başarıları gölgede bırakarak sektörde bir değerlendirme yapılmasına neden oldu. Bu durum, fıstık üretiminin yıl içinde yüksek ve düşük dönemler arasında sıkışık olduğunu ve bu nedenle “yok yılı” olarak tanımlanabileceğini ortaya koyuyor.

Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, bu durumu dikkatli bir şekilde değerlendirerek, olumsuz hava koşullarının ve üretimdeki doğal döngülerin etkilerini vurguladı. Yeni sezon fıstıkların piyasaya girmeye başlamasıyla birlikte, ihracatın yeniden canlanması beklentisi sürdürülüyor. Akbaş, “Yeni sezon fıstıkların ihracata dahil olmasıyla birlikte yılın son çeyreğinde ihracatımızda önemli bir artış bekliyoruz. Türk fıstığının kendine özgü aroması ve kalitesi, yurt dışındaki talebi artırıyor ve bu da ihracat potansiyelini yükseltiyor” şeklinde konuştu.

Sektör temsilcileri, mevcut ihracat pazarlarını koruma altına alırken, yeni pazarlara açılma stratejilerini de yoğunlaştırmayı hedefliyor. Türk fıstığının daha fazla ülkedeki tüketicilerle buluşması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, sektörün genel ihracat potansiyelini artırmak açısından kritik bir öneme sahip. Bu stratejik yaklaşım, fıstık sektörünün küresel arenada daha da güçlenmesine katkı sağlayacak.”}