Atv’nin sevilen dizisi ‘Mercan Köşk’te canlandırdığı Aras karakteriyle adından söz ettiren Kubilay Aka, Vogue Türkiye’nin Ekim sayısının dijital kapak konuğu oldu. Aka, kariyerine dair samimi ve içten anılarını dergiye aktarırken, oyunculuk macerasının nasıl başladığını ve bugünkü tercihleri nasıl şekillendirdiğini anlattı. ‘Mercan Köşk’ün karakterlerinin karmaşıklığı ve Aras’ın içsel yolculuğu hakkında da önemli ipuçları verdi.
Aka, ilk kamera deneyimini tenbih etti: “On yıl önce, sadece bir deneme olarak kamera karşısına geçtim. O günden sonra oyunculuğa bir şans vermek istedim ve ‘Vatanım Sensin’ dizisi benim için hayatımın yönünü değiştiren bir dönüm noktası oldu. İlk defa gerçekten öğrenmeye başladığım bir işti. Kariyerimin başındaki motivasyonum, sadece çalışma ve görünme isteğiydi. Şimdi ise daha seçici bir bakış açısına sahip oldum. İyi hikaye, güçlü karakterler ve beni heyecanlandıran insanlara odaklanıyorum.”
‘Mercan Köşk’ü kabul etmesinin arkasında, dizinin karakterlerinin tek bir formüle sığmayan, çok katmanlı dünyasının etkili olduğunu vurguladı. “Her karakterin kendi doğası, yarası ve sakladığı bir tarafı vardır. ‘Aras’ karakteri benim için hem hayatımla örtüşen bir karakter. ‘Aras’ üzerinden, çözümün her zaman mücadele etmekten ibaret olmadığını yeniden düşünmeye başladım. ‘Aras’ ile ‘Cemre’nin ilişkisi sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda bir dönüşüm hikayesi. İki insan karşılaştığında, o karşılaşmadan sonra ikisi de eskisi gibi olamıyor. Birbirlerinin yaralarına ve hiç bilmedikleri yönlerine dokunuyorlar.”
Aka, oyunculuk deneyimini “Yoğun, üretken ve dönüştürücü” olarak tanımlarken, şimdilerde hangi noktalarda vazgeçmesi gerektiğini daha fazla sorguladığını ifade etti. “Aşık olduğumda daha paylaşımcı, korumacı ve duygusal birine dönüşüyorum. Mükemmel bir sevgili olduğumu söyleyemem, zaten bu türden bir iddiayı ortaya atan birinden şüphelenirim. Hatalarım olsa da, sevdiğim zaman gerçekten emek veren biriyim. Güzel bir yemek, sevdiğim insanlarla birlikte olmak ve telefonla ilgilenmemek bana yeter.”