Türkiye ekonomisinin önündeki en büyük zorluğun, enflasyonla mücadele ederken üretim ve ihracat kapasitesini korumak olduğunu vurgulayan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 2026’nın son çeyreğine işaret ederek, bu dönemin ekonomiye yön verecek kritik bir sınav olacağını ifade etti. Seçici kredi mekanizmaları, ihracat finansmanı ve yatırım teşviklerinin para politikasını desteklemesi gerektiğini belirten Avdagiç, bankaların faiz oranlarını TCMB’nin indirimine paralel olarak hızla düşürerek piyasayı rahatlatmasını beklediğini söyledi. Bu yaklaşımın, ekonomik istikrarın sağlanmasında önemli bir kilometre taşı olacağını savundu.
Ekonomik göstergeleri değerlendiren Avdagiç, son çeyrekte Türkiye ekonomisinin dinamiklerine dikkat çekerek, önümüzdeki dönemde de desenflasyonun maliyetini üretime daha uzun süre yansıtmayacak bir politikaya odaklanılması gerektiğini belirtti. Artan maliyetler ve jeopolitik riskler karşısında üretim kapasitesini korumak için kapsamlı politikalar geliştirmeye ihtiyaç olduğunu vurgularken, iç talepteki yavaşlamanın da göz ardı edilmemesi gerektiği uyarılarında bulundu. Bu nedenle, ihracatın desteklenmesi, yatırım teşviklerinin etkin bir şekilde kullanılması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi gibi önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğine inandığını ifade etti.
Küresel ekonominin daha maliyetli ve jeopolitik belirsizliklerle şekillenmeye başladığı bir ortamda, Türkiye’nin şokları tamamen ortadan kaldırmak yerine, bunların etkilerini minimize etmeye odaklanması gerektiğini belirten Avdagiç, 2026’nın son çeyreğindeki ekonomik sınavın sadece enflasyonu düşmekle sınırlı olmayacağını, aynı zamanda üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini de korumayı gerektirdiğini vurguladı. Bu bağlamda, İTO’nun 21’inci döneminin son meclis toplantısında, üyelerinin rekabet gücünü artırmaya, dijitalleşmeye ve girişimcilik ekosistemini geliştirme çalışmalarına odaklanacağını açıkladı.
Seçimlere adaylığını duyuran Avdagiç, yeni dönemde de üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamaya devam etmeyi hedeflediğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için, işbirliğinin ve dayanışmanın önemine de vurgu yaparak, tüm sektörlerin ve paydaşların ortak hedeflere ulaşmak için birlikte çalışması gerektiğini sonlandırdı.