Ağrı’nın derinliklerinde, bir öğretmenin hayatı, acımasız bir sistemin kurbanı oldu. 25 yaşındaki anaokulu öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, görev yaptığı okulda yaşanan sistematik baskılar ve fiziksel şiddet nedeniyle yaşamını kaybetti. Bu olay, eğitim camiasında derin bir üzüntü ve öfkeyle karşılanırken, adalet arayışları da şiddetle başladı.

Irmak öğretmenin hikayesi, dilekçeler yazarak, bireysel görüşmeler yaparak sesini duyurmaya çalışırken, araya adam sokulan ve sistemli şiddet iddialarıyla birlikte, ilgili makamların da dahil olduğu karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Sözleşmeli öğretmen maaşıyla sürgün edildiği okula giderek cebinden her gün 3 bin TL taksi parası ödeyen öğretmen, son günlerinde içine kapanık bir halde ve sürekli ağlayarak yaşam mücadelesi vermiş. Evinde ölü bulunan bu genç öğretmenin, okul müdürü Melahat İleri tarafından uygulanan sistematik ve psikolojik şiddeti anlattığı ses kaydı, adalete ulaşmak için bir umut ışığı niteliğinde.

Ses kaydında, Melahat İleri’nin çocuklara şiddet uyguladığı, Irmak öğretmenin bu durum üzerine müdüre tartıştığı ve ardından odadan kovulduğu anlatılıyor. Öğretmen, müdürün kendisine yönelik hakaret içeren ifadelerini de kayda almış. Bu iddialar, birlikte çalışan diğer öğretmenlerin de WhatsApp grubunda dile getirilmiş, Irmak Koparan’ın yaşadığı zorluklar ve şiddet olayları duyurulmuş. Olayın duyulmadan bir gün önce cansız bedeni bulunan öğretmen, eğitim çalışanlarının insan onuruna yakışır çalışma koşullarına sahip olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, olaya sert tepki göstererek, bu olayın intihar değil, baskının, ihmallerin ve idari körlüğün sonucunu belirtti. CHP Gölge Milli Eğitim Bakanı Suat Özçağdaş, öğretmenimizin ölümünün ardındaki tüm iddiaların aydınlatılmasını ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep etti. Hürriyetçi Eğitim-Sen ise olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını ve varsa sorumluların ortaya çıkarılmasını beklediğini duyurdu. Bu trajik olay, eğitimde yaşanan şiddetin ve ihmalin bir kez daha acı bir şekilde hatırlatması olarak tarihe geçiyor. Sorumluların yargılanması ve adalete kavuşturulması, hepimizin ortak beklentisi.