Yemen'de, uzun süren çatışmanın yıkıcı etkileriyle birlikte, insani durumun kritik bir eşiğe ulaştığına dair endişeler artıyor. Birleşmiş Milletler, bu durumun sadece bölgedeki istikrarı değil, uluslararası toplumun da sorumluluğunu taşıdığına işaret ederek, acil ve koordineli bir eylemin hayati önem taşıdığını vurguluyor. BM Acil Durum Koordinatör Yardımcısı Mohamed Yahya, Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada, mevcut eylemsizliğin, Yemen halkının yaşamlarını daha da tehlikeye atacağı konusunda uyarıda bulundu.

Yahya’nın vurguladığı gibi, son dönemde tırmanan şiddet, on yıllardır süren çatışmanın zaten yorgun düşmüş sivillerin üzerine ağır bir yük daha basmıştır. Aileler, temel ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklara erişemediği için, evlerini terk etmek zorunda kalmış, umutlarını yitirmiş durumdadırlar. Bu durum, sadece fiziksel zararlarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda psikolojik ve sosyal travmalarla da karakterize edilmektedir. Yeterli insani yardımın sağlanmaması, bu ailelerin geleceğini belirsiz hale getirmektedir.

BM’nin raporlarına göre, ağustos ayından bu yana Yemen’de 200 binden fazla kişi yerinden edilmiştir. Bu, 2022 ateşkesinden sonra kaydedilen en yüksek seviyedeki yerinden edilme oranına işaret etmektedir. Aynı zamanda, 5 yaş altındaki 2,2 milyon çocuğun ciddi derecede yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olduğu ve yarım milyondan fazla çocuğun şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğu belirtilmektedir. Bu durum, çocukların sağlığı ve geleceği için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca, çatışmaların Yemen’in eğitim ve sağlık sistemlerine de büyük zarar verdiği, 250 okulun kapandığı ve 137 bin öğrencinin eğitimden mahrum kaldığı, sağlık tesislerinin ise sadece beşte üçünün faaliyet gösterdiği vurgulanmıştır.

Yahya, “Bu kriz, sadece Yemen’in değil, tüm dünyanın ortak sorumluluğundadır” diyerek, uluslararası toplumdan acil ve sürdürülebilir bir çözüm için daha fazla adım atılmasını talep etmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre, ülkedeki sağlık tesislerinin çoğu tam olarak işlevsizdir ve travma bakımı hizmeti sunma kapasitesi sınırlıdır. İnsani yardımların yetersiz kalması, krizin derinleşmesine ve iyileşme sürecinin uzamasına neden olacaktır. Siyasi çözüm arayışlarının hızlandırılması ve Yemen halkının acılarına son verilmesi için uluslararası toplumun somut adımlar atması gerekmektedir.”