Gazeteci Mehmet Akif Ersoy, uyuşturucu ticareti ve cinsel saldırı suçlarıyla ilgili açılan davada mahkemede çarpıcı bir savunma sergiledi. Savunmasında, kendisine yöneltilen tüm suçlamaların kanıt taşımadığını ve hiçbir mağdurun bulunmadığını iddia ederek, tahliye talebinde bulundu. Ersoy, bu sıra dışı tutumuyla dikkatleri üzerine çekti ve yargılama sürecinde yeni bir dönemin başlayıp başlamayacağını merak ettirdi.
Duruşmada Ersoy, suç örgütü kurma ve yönetme gibi ciddi suçlardan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıktı. Savunmasında, Meltem ve Elif isimli kişilerden de özür dileyerek, arkadaşlık ilişkilerinin yaşanan olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı. Ersoy, sanıkların erkeklerin mağdur, kadınların ise sanık olduğu yönündeki görüşünü dile getirerek, davadaki karmaşık tabloyu daha da belirginleştirdi. ‘Evden dışarı çıkmam’ şeklinde yaptığı açıklamalar, mahkeme heyetine ve tüm katılımcılara büyük bir şaşkınlık yaşattı.
Tahliye talebinde bulunan Ersoy, herkesin şüpheli olduğunu ve mağduriyetin her iki tarafın da söz konusu olduğunu savundu. ‘İftira ve hakaret’ iddialarından dolayı internette adının karalaşma ihtimaline karşı endişelerini dile getirerek, tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, Ersoy’un bu olağan dışı talebini değerlendirirken, delil eksikliği ve mağduriyetin belirlenmesi gibi faktörlere odaklandı. Ersoy’un savunması, yargılama sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Duruşmanın ardından, mahkeme heyeti Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Diğer bir sanık olan Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Duruşma, 28 Ocak tarihine ertelendi. Bu erteleme, savcının eksikliklerin giderilmesi ve ara mütalaasında yaptığı talebin yerine getirilmesi için bir fırsat sunuyor. Ersoy’un tahliye talebi ve davadaki diğer gelişmeler, ilerleyen süreçte daha net bir şekilde ortaya çıkacak.