Ekonomik arenada kritik bir gelişme yaşandı: AK Parti tarafından hazırlanan, yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin detayları içeren 9 maddelik kanun teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bu hamle, piyasalardaki belirsizlikleri gidermeye ve yatırımcı güvenini yeniden tesis etmeye yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Teklifin sunulmasında, sermaye piyasalarındaki son dönemde yaşanan istikrarsızlıklar ve özellikle belirli yatırım fonlarının yaşadığı zorluklar dikkate alınmıştır. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bu durumun, piyasanın genel sağlığını olumsuz etkileme potansiyeli taşıdığının altını çizerek, yatırımcıların haklarını koruma ve piyasanın güvenli bir şekilde ilerlemesini sağlama amacını taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda, kanun teklifi, piyasanın sağlıklı gövdesini koruma ve yatırımcıların korunmasını amaçlayan bir çerçeve sunmaktadır.

Kanun teklifinin içeriği, 17 Eylül 2026 tarihli Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kararıyla tasfiyesine karar verilen fonların özel bir kanuni düzenleme ile tasfiye edilmesini öngörmektedir. Bu düzenleme, fonların toplam portföy büyüklüğünün hane halkının finansal varlıklarının yalnızca yüzde 2,4'üne denk gelmesi ve sistemdeki fonların yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturması gerçeğini yansıtmaktadır. Güler, bu durumun, sorunun sınırlı bir alanda yaşandığını ve genel piyasa yapısını etkilemediğini belirtirken, aynı zamanda bu sorunun çözülmemesi durumunda oluşabilecek potansiyel risklere karşı da önlem alma gerekliliğini vurgulamaktadır.

Teklif, kamu kaynaklarının kullanılmasını öngörmemektedir ve tasfiye sürecinin fonların kendi varlıkları üzerinden tamamlanmasını sağlamaktadır. Bu yaklaşım, mali yükün yatırımcılar üzerinde kalmasını ve piyasanın istikrarını koruma amacına hizmet etmektedir. Kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gelecek hafta görüşülmesi ve ardından Genel Kurul'da değerlendirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında devam eden soruşturmaların da sürece dahil olduğu ve yasal çerçevede gereğinin yapılacağı vurgulanmıştır. Güler, AK Parti'nin, büyük bir aile olarak, her durumda sorumluluk almaktan ve adaleti sağlamaktan çekinmeyeceğini ifade etmiştir. Bu süreçte, piyasanın güvenilirliğinin ve yatırımcıların haklarının korunmasının öncelikli olduğunu vurgulamaktadır.