Finansal İstikrar Kurulu (FSB), küresel bankacılık sisteminin geleceği hakkında önemli bir uyarı yayınladı. Kuruluş, 19 ülke ve bölgedeki bankaların krizlere müdahale yeteneklerinin yetersiz kaldığına dikkat çekerek, küresel finans sisteminde büyük bir bankanın iflası halinde yaşanabilecek likidite krizlerine karşı acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Bu durum, bankacılık sisteminin istikrarını ve güvenini ciddi şekilde tehdit ediyor.

İnceleme sonucunda, sadece ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong’un acil finansman mekanizmalarında uluslararası standartlara tam uyum sağladığı belirlendi. Diğer ülkelerde ise finansman mekanizmalarının tasarımı, hukuki dayanakları, uygulanma hızı veya yeterli miktarda likidite sağlayabilme kapasitesi açısından önemli eksiklikler tespit edildi. Bu durum, kriz anında hızlı ve etkili müdahale imkanının azalmasına neden oluyor.

Raporda, bir bankanın kriz sırasında ihtiyaç duyabileceği likiditenin, normal koşullarda kullanılabilen finansman kaynaklarından çok daha büyük ve acil hale gelebileceği belirtiliyor. Özellikle mevduat çıkışlarının hızlanması ve piyasalardan borçlanmanın zorlaşması gibi senaryolarda, bankaların varlıklarını hemen nakde dönüştürmesi mümkün olmayabiliyor. Bu durum, bankaların yeniden yapılandırılmasını veya tasfiye edilmesini zorlaştırarak, finansal sistemin diğer kuruluşlarına da yaygın bir baskı yaratabilir.

FSB'nin bu uyarıları, 2023 yılında ABD'de bazı bölgesel bankaların iflası ve İsviçre'de Credit Suisse'in UBS tarafından devralınması gibi olayların ardından başlatılan çalışmaların bir parçası olarak da değerlendiriliyor. Dijital bankacılık ve elektronik para transferlerinin yaygınlaşması, müşterilerin çok kısa sürede büyük miktarda mevduat çekebilmesini kolaylaştırarak, bankaların karşı karşıya olduğu riskleri daha da artırıyor. Bu nedenle, hükümetlerin ve düzenleyici kurumların, bankacılık sisteminin güvenliğini sağlamak için proaktif bir yaklaşım benimsemesi ve gerekli hazırlıkları yapması büyük önem taşıyor.