Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi’ndeki konuşmasında, adaletin devletlerin ve uluslararası ilişkilerin temel taşını oluşturduğunu sert bir dille ifade etti. Erdoğan, ‘Adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce aynıdır: Haklıya hakkının teslim edilmesidir,’ diyerek, güç dengesizliğinin ve adaletsizliğin küresel istikrarsızlığın kaynağı olduğunu vurguladı. Zirvenin, adaletin yeniden değerleştirilmesi ve uluslararası işbirliğinin güçlenmesi için kritik bir platform olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, ‘Eşitliğin terk edildiği yerde adalet olmaz,’ diyerek, uluslararası sistemdeki adaletsizliklerin yarattığı sorunlara dikkat çekti.
Erdoğan, devletlerin en temel görevlerinin adaleti tesis etmek olduğunu ve bu görevin küresel barışın sağlanmasında da önemli bir rol oynadığını savundu. Birleşmiş Milletler’in (BM) temel misyonunun uluslararası barış ve güvenliği sağlamak olduğunu hatırlatarak, ‘Adalet olmadan barış sağlanamaz,’ diyerek, uluslararası toplumun adalete dayalı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, uluslararası anlaşmaların ve mahkeme kararlarının uygulanmaması gibi durumların, uluslararası güveni ciddi şekilde zedelediğini ve barış sürecini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüzdeki uluslararası arenada yaşanan krizlerin, çatışmaların ve savaşların, adaletsizliğin bir sonucu olduğunu ve bu durumun uluslararası barışın temelini sarsmakta olduğunu vurguladı. Özellikle, Türkiye’nin Suriye, Yemen, Sudan ve Gazze gibi coğrafyalardaki gelişmelerle ilgili olarak, ‘Neresinden tutsanız elinizde kalan bir sistem var,’ diyerek, uluslararası sistemde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Gazze’deki sivillerin vahşice öldürülmesine ve insan yerleşim yerlerinin bombalanmasına ilişkin yaşananlar, ‘Dünya 5'ten Büyüktür,’ diyerek, uluslararası toplumun vicdanını harekete geçirme çağrısında bulundu.