Maltepe’nin Cevizli Mahallesi’nde yaşanan trajik olay, sadece beş canın kaybıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda uzun süredir devam eden yapı uyumsuzlukları ve kontrolsüz inşaatın sonuçlarını da gözler önüne serdi. Dün sabah saatlerinde çöken 7 katlı yapı, bölge halkı için büyük bir felaket oluştururken, enkaz kaldırma çalışmaları sırasında ortaya çıkan yeni bulgular, soruşturmanın boyutunu daha da genişletti.
Ön bilirkişi raporları, binanın inşaat sürecinde yaşanan ciddi ihlalleri açıkça ortaya koyuyor. 1989 ve 1990 yıllarına ait yapı tatil tutanakları, binanın ruhsatsız ve göçebe imalatlarla inşa edildiğini gösteriyor. Bu durum, 1989 ve 1990 tarihlerinde alınan encümen kararlarıyla sonuçlanmış, 3’üncü, 4’üncü, 5’inci ve 6’ıncı katların yıkılmasına karar verilmiş olmasına rağmen bu kararların uygulanmamış olması, büyük bir güvenlik açığına işaret ediyor. Rapor, binanın mimarı Hasan Balcı, sürveyan Mevlüt Okumuş ve şantiyeden sorumlu kişinin kusurlu olduğunu kesin olarak vurguluyor.
Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılma çalışmaları devam ederken, ekipler binadan beton örnekleri toplamaya başladı. Bu örnekler sırasında, beton parçalarının arasında şaşırtıcı bir bulma yapıldı: bir deniz kabuğu. Bu bulgu, binanın yapımında kullanılan malzemelerin kaynağı ve kalitesi konusunda ciddi şüpheler uyandırdı. Bu durum, uzun süredir devam eden yapı uyumsuzluklarının ve yapı kalitesinin kontrolünün sağlanmadığını gösteriyor.
Şimdi, binadan alınan beton örneklerinin detaylı bir şekilde incelenmesiyle birlikte, çöküşün kesin nedenleri ve binanın dayanıklılık özelliklerinin teknik olarak belirlenmesi hedefleniyor. Bu incelemeler, sadece sorumlu kişilerin tespit edilmesini sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda benzer trajedilerin önlenmesi için yapı denetim süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesine de katkı sağlayacaktır. Bu olay, yapı güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu ve yapı ruhsatlarının sadece teknik şartları değil, aynı zamanda etik ve hukuki sorumlulukları da içermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.