Gümüş piyasaları, yatırımcı güveninde yaşanan azalma ve küresel ekonomik belirsizliklerin etkisiyle son dönemde önemli bir gerileme yaşamaya devam ediyor. Spot gümüş fiyatları, doların güçlenmesi, enflasyonist baskılar ve artan faiz oranları gibi bir dizi faktörün etkisiyle ons başına 8 Ekim’de 58,50 dolar seviyesine kadar gerilemiş, ardından gelen düzeltmelerle 60,70 dolar civarında seyrediyor. Bu durum, yatırımcılar için ciddi bir risk sinyali olarak değerlendiriliyor.
Yılbaşından itibaren gümüş fiyatları yaklaşık yüzde 18’lik bir düşüşle yatırımcıların zarar görmesine neden oldu. Bu düşüşün temel nedenleri arasında, gümüşe dayalı borsa yatırım fonlarının (ETF) toparlanaması ve piyasadaki belirsizliklerin artması yer alıyor. ETF’lerdeki metal miktarı, temmuzda yaşanan düşüşten sonra toparlanma çabası göstermesine rağmen, yıl sonuna kadar yüzde 7,71 oranında gerilemeyi sürdürüyor. Bu durum, gümüşe olan talebin zayıflamasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. COMEX’te teslimata hazır gümüş stokları ise sekiz ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, Çin’deki stok artışları da arz sıkıntısı endişelerini artırıyor.
Teknik analistler, kısa vadede gümüşün 58-61 dolar aralığında hareket etmesini öngörüyor. Bu aralığın altındaki bir düşüş, 54,50 dolar seviyesine doğru daha fazla bir gerileme riskini beraberinde ediyor. Ancak, 60 dolar ve 64,50 dolar direnç seviyelerinin aşılması durumunda, yukarı yönlü bir hareketin başlayabileceği belirtiliyor. Piyasada, ABD enflasyon verisi ve Federal Rezerv’in (Fed) gelecekteki politikaları hakkında vereceği mesajlar yatırımcıların beklentilerini belirleyecek önemli etkenler olacak.
Uzun vadede ise, Londra Külçe Piyasası Birliği’nin (LBMA) 2026 yılı konferansına katılan uzmanlar, gümüşün bir yıl içinde 94,70 dolar seviyesine ulaşacağını öngörüyor. Ancak, yatırımcılar bu beklentiyi, mevcut jeopolitik riskler, ekonomik belirsizlikler ve doların olası yükselişi gibi faktörler göz önünde bulundurarak dikkatli bir şekilde değerlendirmeli. Uzmanlar, piyasada oluşan baskının kısa vadede devam edebileceğini ve yatırımcıların risk toleranslarını dikkate alarak hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.