Londra, Rusya'nın petrol üretim ve ihracatını hedef alan kapsamlı bir yaptırım paketini hayata geçirdi. 8 Ekim Perşembe günü açıklanan bu yeni düzenlemeyle, iki önemli petrol şirketinin yanı sıra 600'ü aşan sayıda tanker, İngiliz hükümetinin yaptırım listesine eklendi. Bu hamle, Rusya'nın küresel enerji piyasalarındaki konumunu zayıflatma ve gelir kaynaklarını azaltma amacını taşıyor.
Yeni getirilen kısıtlamalar sadece enerji sektörünü değil, aynı zamanda Rusya'nın uluslararası finansal operasyonlarını ve savunma sanayiine yönelik tedarik zincirlerini de hedef alıyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın duyurduğu bu paket, 38 yeni listeleme içeriyor. Bu listede 23 şirket ve kuruluş, 3 kişi ve 12 petrol nakliye gemisi yer alıyor. Yaptırımın odağı, özellikle Zarubezhneft ve INK Capital gibi Rus petrol şirketleri olarak belirlenmiş, bu iki şirketin yaptırım listesine dahil edilmesiyle birlikte, uygulanan yaptırımların Rusya’nın toplam petrol üretim kapasitesinin yüzde 90’ını kapsadığı vurgulanmış.
Bu durum, Rusya’nın petrol piyasalarındaki etkinliğinin ciddi şekilde daraltılması anlamına geliyor. Ancak, yaptırımların, Rus petrolünün tamamen dünya piyasalarından çekilmesinin sağlanması gibi bir hedef taşımadığı, aksine ilgili şirketlerin İngiltere ile olan finansal ve ticari ilişkilerinin kısıtlanmasıyla etkinliğin azaltılması amaçlandığı belirtiliyor. İngiltere’nin daha önce Rusya’nın dört büyük petrol şirketini yaptırım kapsamına aldığı ilk G7 ülkesi olması, bu stratejinin diğer ülkeler tarafından da taklit edilmesine yol açabilir.
Yaptırım listesine alınan 12 tanker, İngiliz makamları tarafından ‘gölge filo’ olarak adlandırılıyor. Bu gemilerin, sahiplik, sigorta veya işletme bağlantıları konusunda şeffaf olmayan yapısı nedeniyle yaptırım uygulamalarının etkinliği açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Bu gemilerin bazıları 20 yaşın üzerinde olup, yanıltıcı denizcilik uygulamalarına başvurduğu veya gerçeği yansıtmayan bayrak bilgileriyle faaliyet gösterdiği iddiaları dolaşıma girmeye devam ediyor. Bu durum, yaptırım uygulanan petrolün taşınmasında kullanılan bu gemilerin faaliyetlerini kısıtlamak ve bu gemilerden kaynaklanan riskleri ortadan kaldırmak için önemli bir araç olarak kullanılıyor. Ayrıca, yaptırım listesine alınan 3 kripto para alım satım platformu ve 2 ödeme platformu da Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı düşünülen finansal kanalların kapatılmasına yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu platformların Kırgızistan ile bağlantılı olduğu açıklandı.
Londra yönetimi, bu platformların Rusya’nın yaptırımları aşmak amacıyla kullandığı A7 finans ağıyla işlem yaptığı iddiasında bulunuyor. A7 ağına atfedilen 90 milyar doların üzerinde işlem hacmi, bağımsız olarak doğrulanmış bir rakam olmamasına rağmen, yaptırımların Rusya’nın finansal operasyonlarını kısıtlamadaki etkisinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu yaptırımlar, Rus petrol taşımacılığında alternatif gemi ve hizmet sağlayıcılarına yönelme ihtiyacını artırabilir ve bu durum navlun maliyetleri ve teslimat süreleri üzerinde de etkili olabilir. Londra’nın bu stratejisi, Rusya’nın enerji gelirlerini kısıtlayarak küresel enerji piyasalarındaki dengesini yeniden şekillendirme çabasıdır.