Yaklaşık beş haftadır devam eden ve küresel ekonomik dengeleri sarsan ABD-İran çatışmasında barışın kapısını aralayacak ilk somut adım atıldı. Pakistan hükümetinin arabuluculuğuyla hazırlanan ve iki kademeden oluşan çözüm dosyası, savaşın taraflarına resmi kanallar aracılığıyla iletildi. Bu diplomatik girişimin temel amacı, bölgedeki askeri hareketliliği sona erdirerek enerji arz güvenliğini yeniden tesis etmek.

Söz konusu planın ilk halkasında, silahların derhal bırakılması ve tarafların elektronik imza yoluyla bir ön protokol üzerinde anlaşması yer alıyor. İlk ateşkesin sağlanmasının ardından, 15 ile 20 günlük bir zaman dilimi içinde daha kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşması için tarafların masaya oturması planlanıyor. Bu süreçte diplomatik kanalların açık tutulması ve güven artırıcı önlemlerin alınması hedefleniyor.

Uluslararası kamuoyunun en çok üzerinde durduğu konu ise stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın durumu. Teklifin kabul görmesiyle birlikte, petrol sevkiyatı için hayati önem taşıyan bu su yolunun derhal gemi trafiğine açılması bekleniyor. Enerji piyasalarında yaşanan sert fiyat hareketlerini dindirmesi beklenen bu gelişme, dünya ekonomisi için bir nefes borusu niteliği taşıyor.

Müzakere sürecini yürüten Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'in, hem Washington hem de Tahran'daki üst düzey isimlerle yoğun bir telefon trafiği gerçekleştirdiği bildirildi. ABD tarafında JD Vance ve Steve Witkoff gibi isimlerle temaslar sürerken, İran cephesinden gelen açıklamalar Tahran'ın teklifi titizlikle incelediğini ancak üzerlerinde kurulacak herhangi bir zaman baskısına boyun eğmeyeceklerini gösteriyor. Ancak ABD Başkanı Trump’ın sürece yönelik baskıcı tutumu, anlaşma ihtimalini güçlendiriyor.