Kayseri'nin kalabalık Hacılar ilçesinde, hayatın sessizliğine nokta koyan bir olay zinciri zincirleme etkileşime girmişti. 2 Ekim gecesi, Beğendik Mahallesi'ndeki bir bağ evinin önünde, av tüfeğiyle düzenlenen saldırı, Gülhanım ve Fahri Baktır çiftinin trajik sonunu hazırlamıştı. Bu üzücü olay, adeta bir bulmaca gibiydi; ancak polislerin titiz çalışmaları ve olay yerindeki incelemeler, gizemi çözmek için ipuçlarını bir araya getirdi.

Olayın ilk aşamalarında, polisler olay yerinde kapsamlı bir araştırma yaptı. Olayın hemen ardından elde edilen en önemli bulgu, suç mahallinde bulunan at izleriydi. Bu beklenmedik keşif, soruşturmanın yönünü değiştirmiş, atın rolünü ortaya çıkarmak için yoğun bir çalışma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü'nün kurduğu özel ekip, teknik takip, dinleme, arazi arama-tarama ve hatta İnsansız Hava Araçları'nın da kullanıldığı karmaşık bir operasyon yürütmüştü. Sonunda, şüphelinin Murat Günek olduğu tespit edilmiş ve Günek, olay yerinden atıyla uzaklaşırken suçüstü yakalanmıştı.

Mahkeme tarafından tutuklanan Günek, suçlamaları şiddetle reddetmiş, olayla hiçbir ilgisinin olmadığını savunmuştu. Ancak, savcılığın ve mahkemenin delilleriyle çelişen ifadeleri, Günek'in suçlu olduğuna dair şüpheleri gidermişti. Sanığın, olay sırasında kullanılan atın kendisine ait olmadığını, cinayeti kendisinin işlemediğini iddia etmesi, davada büyük bir merak uyandırmıştı. Ayrıca, sanığın üvey annesinin ölen Baktır ailesiyle olan parasal ilişkileri de davada önemli bir rol oynamıştı.

Sonunda, Kayseri 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, tüm delilleri değerlendirerek kararını açıkladı. Mahkeme, Murat Günek'e Fahri Baktır'a yönelik ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve Gülhanım Baktır'a karşı ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçunu işlediği gerekçesiyle ikinci kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanığın savunmalarına rağmen, mahkeme, vicdanın sesini dinlemiş ve adaletin yerini almıştı. Olay, Hacılar'ın kalbinde yankılanan bir trajedi olarak tarihe geçmişti.