Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları'nın açılış töreninde, Türkiye'nin coğrafi konumunun ve tarihsel deneyimlerinin, güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürme yolculuğunda oynadığı kritik rolü vurguladı. Asırlık bir mücadele sürecinin, milletin azmi ve kararlılığıyla şekillenen bir stratejik zekaya dönüştüğünü belirten Erdoğan, Türkiye'nin, zorlu coğrafyasında güvenliği sağlamak ve kendi kaderini tayin etmek için var olan bir iradeyi ortaya koyduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, devlet yönetimindeki yenilikçi yaklaşımıyla ülkenin gücünü daha da artırdığını savunan Erdoğan, geçmişte yaşanan ihanetler ve zorlukların, Anka kuşu gibi yeniden doğma sürecini temsil ettiğini vurguladı. Özellikle 15 Temmuz'daki büyük sınavın, terör tehdidini kökünden ortadan kaldırma misyonuyla birlikte, hem içeride hem de dışarıda elde edilen başarıların, ülkenin güvenli geleceğine dair umutları artırdığını söyledi. Bu başarıların, stratejik öneme sahip coğrafyadaki konumumuzu güçlendirdiğini ve ülkenin bölgesel etkisini artırdığını açıkladı.

Erdoğan, Irak ve Suriye operasyonlarının, Türkiye'nin güvenlik paradigmasını dönüştürdüğünü ve ülkenin tepesine yerleştirilen ‘cam tavanı’ parçaladığını vurguladı. Bu harekatların, sadece sınır güvenliğini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesinde aktif bir oyuncu olarak rolünü belirleme sürecine katkıda bulunduğunu ifade etti. Türkiye'nin, artık başkalarının senaryolarına değil, kendi hikayesini yazan, geleceğini şekillendiren ve bölgesel dinamikleri etkileyen bir ülke olduğunu belirterek, dost ve düşman herkese bu gerçeği gösterdiğini söyledi. Bu yeni dönemde, terörsüz bir Türkiye modeli, sadece bir güvenlik politikasının değil, aynı zamanda ülkenin yeni yüzyılına ilişkin kapsamlı bir devlet vizyonunun da temelini oluşturduğunu ekledi.

Son olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zeka teknolojisinin getirdiği riskleri ve etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutlarını göz önünde bulundurarak, bu alanda gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı. Yapay zekayı, sadece bir güvenlik meselesi olarak değil, aynı zamanda ülkenin geleceği için bir stratejik öneme sahip bir alan olarak ele alınması gerektiğini belirterek, bu konuda hassasiyet ve özen göstermeyi görev bildirdi. Bu yaklaşımın, iç cephemizi güçlendirecek ve milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacağını öngörerek, geleceğe yönelik bir vizyon sundu.