CHP'nin siyasi stratejisi, son mahkeme kararlarıyla yeniden şekillenirken, parti içinde beklenmedik bir kriz patlak verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, TBMM’deki grup toplantısını gerçekleştirmeme kararı, partiyi adeta kaosa sürükledi. Bu beklenmedik hamle, mevcut kurultay sürecindeki belirsizliklerin ve farklı görüşlerin çarpışma noktası haline geldi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, Özgür Özel’e olan bağlılığıyla bilinen partililer, Kılıçdaroğlu’nun kararına karşı gösteri amaçlı Genel Merkez’e akın etti. TBMM Grup Salonu’nda yapılması planlanan toplantı yerine, CHP Genel Merkezi’nde toplanma kararı, partililer arasında gergin anların yaşanmasına neden oldu. Bu durum, Kılıçdaroğlu ve Özel’in destekçileri arasında sözlü tartışmalara ve kısa süreli arbedelere yol açtı. Özellikle, Özel’e yönelik atılan ifadeler, part içinde daha da büyük bir gerilime katkıda bulundu.

CHP Genel Merkezi’ne akın eden partililer, “Halkın Umudu Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla büyük bir coşkuyla desteklerini gösterdi. Ancak bu destek, aynı zamanda Özgür Özel’e yönelik eleştirilerin de yoğunlaşmasına neden oldu. Partililer arasında atılan “Hırsız, Rüşvetçi Özgür” gibi ifadeler, özel olarak Özgür Özel’e yönelik bir saldırı olarak algılandı ve mevcut gerilimi daha da körükledi. Bu durum, CHP’nin iç siyasetindeki farklı gruplar arasındaki rekabetin ve farklı görüşlerin açıkça ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

Olaylar, CHP’nin kurultay sürecindeki hassasiyet ve stratejik kararlarını sorgulatırken, parti içinde birlik ve beraberliğin ne kadar sürdürülebileceği konusunda da önemli soruları beraberinde getirdi. Kılıçdaroğlu ve Özel’in taraftarları arasındaki bu gerilim, CHP’nin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturuyor ve partinin bu krizden nasıl bir ders çıkaracağını görecek zamanı var.