Türkiye’nin karanlık bir dönüm noktası olan 10 Ekim 2015’te Ankara Garı’nda meydana gelen trajik olay, 104 masum insanın hayatına mal olmuş ve adeta bir sessizliğin örtüsünü yerleştirmiştir. TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği gibi sivil toplum örgütleri, bu acı günün 11. yılını bir kez daha kutlayarak, adaletin sağlanması ve barışın tesis edilmesi için kararlı bir çağrıda bulunmaktadır.

Yıllar geçtikçe, katliamın ardındaki karmaşık gerçekler hala tam olarak aydınlatılamamıştır. Soru işaretleri devam etmektedir: Katliamın nasıl organize edildi? Faili meçhul cinayetlerin arkasındaki güçler nelerdi? Haklarında bilgi sahibi olan yetkililer neden harekete geçirilmedi? Bu sorular, 10 Ekim’in sadece bir anma günü olmaktan öte, adaletin ve sorumluluğun gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Örgütler, siyasi iktidarın katliamın sorumluluğunu kabul etmediğini ve soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmemesini sağladığını vurgulamaktadır.

Koçak’ın okuduğu ortak basın açıklaması, adaletin gecikmesindeki nedenleri ve çözüm önerilerini açıkça ortaya koymaktadır. “Dosyanın yalnızca birkaç IŞİD mensubunun cezalandırılmasıyla kapatılmasını kabul etmedik, etmeyeceğiz” ifadesi, adaletin sadece küçük bir kesim üzerinde değil, tüm sorumluların hesap vermesini talep etmektedir. “Katliamın örgütlenmesinde rol alanlardan ihmali, kusuru ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerine kadar bütün hakikat ortaya çıkarılmadan; bütün sorumlular bağımsız ve etkin bir yargılama önüne çıkarılmadan 10 Ekim dosyası kapanmış olmayacaktır” sözleri, adaletin sağlanabilmesi için gerekli koşulların altını çizmektedir. Sorumluların cezalandırılması, sadece bir adalet arayışı değil, aynı zamanda gelecekte benzer trajedilerin yaşanmasını engellemek için de kritik bir öneme sahiptir.

Anma programı, 10 Ekim’in asla unutulmayacağını ve barışın yeniden tesis edilmesi için mücadele devam edeceğini göstermektedir. 10 Ekim Cumartesi günü Ulus Metro önünde başlayacak sessiz yürüyüş, ardından 10:04’te Ankara Gar Meydanı’nda saygı duruşuyla başlayacak ve ardından kurumların ortak açıklamasıyla sona erecektir. Bu etkinlikler, sadece kaybedilen hayatlara saygı göstermekle kalmayacak, aynı zamanda adaletin ve barışın geleceği için bir umut ışığı da olacaktır. Yüreği emek, barış ve demokrasi için atan tüm kesimlerin bu anma etkinliklerine katılması, ortak bir geleceğe doğru ilk adımı atmak için bir fırsat sunmaktadır.