Şişli'nin Fulya semasında bir gölge gibi düşen olay, 2016'da hayatın akışını sonsuza dek değiştirdi. 49 yaşındaki Aynur Kanbur, rutin bir çöp toplama eylemi sırasında, ölümcül bir kurşun yağmuruna maruz kalarak sessizliğe gömüldü. Olayın ardından yıllar geçti, arayışlar sonuçsuz kaldı ve cinayetin ardındaki perde, gün yüzüne çıkmakta zorlandı.

Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen hassas çalışmalar, 2026 yılında Cinayet Bürosu'nun dosyayla yeniden yüzleşmesiyle ivme kazandı. Teknik analizler, saha araştırmaları ve detaylı incelemeler sonucunda, uzun yıllardır karanlıkta kalan delikler bir bir aydınlanmaya başladı. Olayın ardındaki gerçekler, karmaşık bir zincirleme reaksiyonun parçaları olarak ortaya çıkmaya başladı.

Soruşturma sürecinde, güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler, cinayeti gerçekleştiren failin kimliği hakkında kritik bir ipucu verdi. Bülent G. isimli şahıs, tetikçi rolünü üstlenerek cinayetin perde arkasına adını yazdırdı. Ancak bu tespit, sadece ilk adımdı. Polis, Bülent G.'nin bağlantıları aracılığıyla, olayı azmettiren Fazlı K. ve S.K. isimlerini de belirledi. Bu iki ismin, Aynur Kanbur'un yakın akrabaları olduğu ortaya çıktı, cinayetin motivasyonunu ve sosyal bağlantılarını daha da karmaşık hale getirdi.

Son olarak, toplanan tüm deliller doğrultusunda düzenlenen operasyonla Fazlı K., S.K. ve Bülent G. gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki sorgulamaları devam ederken, cinayetin ardındaki tam tablo ve motivasyonlar, kapsamlı soruşturmalarla açığa çıkarılmaya çalışılıyor. Bu karmaşık olay, 10 yıl sonra çözülme sürecine girerek, adalete ulaşma yolunda önemli bir kilometre taşı oluşturuyor.