Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği kritik bir telefon görüşmesi sonucunda, Orta Doğu'daki hassas durumun acil bir şekilde çözülmesine yönelik güçlü bir çağrı yaptı. Bu görüşme, bölgesel istikrar için atılması gereken adımları netleştirmeye ve iki ülkenin ortak stratejik hedeflerini vurgulamaya odaklandı. Özellikle Lübnan'daki son olaylar ve bu gelişmelerin, ateşkes sürecini baltalamaması gerektiği vurgulanarak, Türkiye'nin sürece aktif bir rol oynamaya devam edeceği belirtildi.
Görüşmede, ABD ve İsrail'in İran ile ilgili müzakereleri de yakından takip eden Erdoğan, ateşkesin sağlanması ve Lübnan'da kalıcı bir barışın tesis edilmesi için uluslararası toplumun birliğini koruma konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Gazze'deki çözüm çabaları ve bu çabaların ikinci aşamasının başarıyla sonuçlandırılması gerektiği de görüşülen önemli konular arasında yer aldı. Bu bağlamda, mevcut barış planının uygulanabilirliğinin sürdürülmesi ve ilerlemenin önündeki engellerin ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Macron da X hesabından yayınladığı mesajda, bu ortak çabanın gerekliliğini vurgulayarak, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası hukuka uygun seyrüsefer serbestiliğinin korunmasının önemine dikkat çekti. Suriye'deki karmaşık gelişmeler ve bölgesel istikrar için sürdürülen diplomatik çalışmalar da görüşmede detaylı bir şekilde ele alındı. Fransa, Ukrayna'daki durumu da değerlendirerek, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için çaba göstermeye devam edeceklerini açıkça belirtti.
Bu stratejik diyalog, özellikle 4 Mayıs'ta Erivan'da düzenlenecek Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi'nin önemini ön plana çıkarıyor. Fransa, Güney Kafkasya bölgesinde, açık sınırlar ve güçlendirilmiş bölgesel işbirliği ilkeleri doğrultusunda barış sürecinin yeniden başlatılması için desteğini sürdürme taahhüt etti. İki lider, diyaloğunun daha da derinleştirilmesi ve ikili işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda ortak bir fikir birliğine vardı. Bu, bölgesel ve küresel istikrar için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.