Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bugün, AKP'li milletvekili Özlem Zengin'in gündeme getirdiği önemli bir tartışma yaşandı. Meclis Başkanvekili Celal Adan'ın moderatörlüğünde başlayan görüşmeler, özellikle AKP'nin konuya yaklaşımı ve muhalefet partilerinin tepkileriyle birlikte yoğun bir tempoya girdi. Zengin'in, ‘fon krizi’ olarak tanımladığı iddialar, Meclis içinde şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini tetikledi.

Mehmet Emin Ekmen, YENİ Yol Grubu adına, araştırma komisyonunun kurulmasının zorunluluk olduğunu savundu. Ekmen, “Bu komisyon kurulması, 86 milyon vatandaşımızın menfaatlerini koruma sorumluluğumuzun bir gereğidir. 12 milyon AKP’li üyenin haklarını, 25 milyon Recep Tayyip Erdoğan seçmenin beklentilerini gözetmek, artık eski parayla ‘bin’e ‘milyon’, ‘milyon’a ‘yarıtrilyon’ gibi hesaplamalara dayalı bir anlayışla mümkün değildir. İlk defa ‘milyar’ kelimesi, bir bireyin yanında kullanılmış olması, bu yeni hesaplama sisteminin ne kadar ileri düzeyde olduğunu gösteriyor” diyerek, konunun ciddiyetine dikkat çekti. Ekmen, komisyonun kurulmasının, partililerinin “gözü doyurmaz” insanlarının faaliyetlerini denetlemek için de gerekli olduğunu vurguladı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın açıklamalarından sonra yaşanan AKP sıralarında oluşan boşluğu eleştirerek, “Bu durum, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Meclis içindeki imajını zedeledi. Özellikle, bazı milletvekillerinin, siyasi depresyon olarak tanımladığımız bu durum, partililerimizin ve seçmenimizin güvenini sarsmaktadır. Bu hadisenin altında yatan nedenler, şeffaflık ilkesi çerçevesinde araştırılmalıdır. Özellikle, yurt dışına aktarılan fon miktarları, kurumların kayıt tutma süreçleri ve iç denetim mekanizmaları sorgulanmalıdır. Bu konuda, sorumluların kimler olduğu konusunda net bir açıklama talep ediyoruz,” dedi. Poyraz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğine yönelik yapılan atıfların, süreç boyunca değiştiğini ve bu durumun da mevcut krizi daha da derinleştirdiğini belirtti.

<

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erden Kılıç, muhalefet partilerinin araştırma önergeleri üzerinde yaklaşık 30 saat süren yoğun çalışmalarını hatırlatarak, “Bu konuda, 300 saat de olsa, konunun gündemden düşürülmemesi gerektiği konusunda kararlıyız. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurumlarının, adalet ve iç işleri bakanlıkları dahil olmak üzere, ciddi bir sorgulama sürecine tabi tutulması gerektiğini gösteriyor. Milletvekilleri, bürokratlar ve siyasetçiler, Anayasa, kanunlar ve yemin ettikleri ilkeler çerçevesinde hareket etmelidirler. Bu konuyu, Türkiye’nin geleceği açısından en önemli mesele olarak ele almalıyız,” şeklinde konuştu. Tartışmalar, konunun çözümü için daha somut adımlar atılması konusunda yoğunlaştı.