Avrupa’nın kapıları, uzun süren vize engellerinin ardından Türk vatandaşları için yeni bir umut ışığı gibi parlıyor. Son dönemde artan vize başvurularının reddi oranları, Avrupa’nın seyahat kurallarını gözden geçirmesine neden oldu. Bu durum, düzenli seyahat geçmişine sahip ve vize koşullarına titizlikle uyan vatandaşlar için 5 yıla kadar geçerliliği olan, çok girişli Schengen vizesi alma şansını yeniden gündeme taşıyor.
Son yıllarda Türk vatandaşlarının Schengen vizesi başvurularında yaşanan ret oranları, dikkatli bir şekilde incelenmeli. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in paylaştığı verilere göre, 2018’den itibaren 879 bin 238 başvuru yapılmış olup, bunlardan 74 bin 238’i reddedilmiş. Bu ret oranı, o dönemde yüzde 8,5 seviyesindeydi. Ancak, geçen yıl bu rakam 1 milyon 200 bine yükselmiş ve ret oranı yüzde 14,6’ya ulaşıyor. Bu artış, Avrupa’nın vize politikalarındaki hassasiyetini ve Türk vatandaşlarının seyahat taleplerini gösteriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği, “3,5 yıl sonra vizesiz Avrupa seyahati başlayacak” sözü, Avrupa Birliği’nin yeni bir yaklaşım sergilemesiyle yeniden değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun 2019’da kabul ettiği ancak pandemi nedeniyle ertelenen “Cascade” sistemi, vize geçmişi güçlü olan başvuru sahiplerine 5 yıla kadar geçerli olan uzun süreli vizeler alma imkanı sunuyor. Bu sistem, özellikle sık seyahat eden ve vize kurallarına uyum sağlayan kişilerin şansını artırıyor.
Başvuru sürecinde, Portekiz, İtalya, Slovakya, Polonya ve İspanya gibi ülkeler onay oranları yüksek olduğu için öne çıkıyor. Ancak Almanya, Fransa, İsveç ve Danimarka gibi ülkeler, daha detaylı incelemeler yaparak iltica başvurularının artmasıyla daha titiz bir yaklaşım sergilemektedir. Bu nedenle, başvuru dosyalarının eksiksiz ve doğru bir şekilde hazırlanması, uzun süreli vize almanın anahtarı olacaktır. Avrupa’nın Türk vatandaşlarına sunduğu bu yeni fırsat, seyahat özgürlüğünü artırma potansiyeli sunarken, dikkatli bir hazırlık gerektirmektedir.