İsrail merkezli Haaretz gazetesinde yayımlanan kapsamlı bir analizde, Orta Doğu'daki jeopolitik dengelerin köklü bir değişim sürecine girdiği ifade edildi. Elad Giladi imzalı değerlendirmede, özellikle İran ile yaşanan gerilimlerin ardından bölge devletlerinin güvenlik politikalarını yeniden yapılandırdığı belirtiliyor. Bu yeni dönemde, Amerika Birleşik Devletleri'nin bölge üzerindeki belirleyici gücünün zayıflayacağı, buna karşın Türkiye'nin stratejik bir ağırlık merkezi olarak konumunu her geçen gün daha da sağlamlaştıracağı öngörülüyor.
Analizde dikkat çeken temel noktalardan biri, Körfez ülkelerinin Washington'a olan mutlak askeri bağımlılıklarını asgari seviyeye indirme gayretleri oldu. Ankara'nın son yıllarda Riyad, Kahire ve Abu Dabi ile tesis ettiği üst düzey diplomatik temasların, bu stratejik kopuşun en önemli zeminini oluşturduğu vurgulanıyor. Özellikle Mart ayında gerçekleştirilen ve Türkiye ile bölgenin diğer önemli güçlerini bir araya getiren diplomatik temaslar, Orta Doğu'nun kendi sorunlarını dış müdahale olmaksızın çözme iradesinin somut bir göstergesi olarak nitelendiriliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 'bölgesel sorunlara yerel çözümler' ilkesinin Arap dünyasında geniş bir yankı bulduğuna değinilen haberde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki teknolojik atılımlarının da bu süreci hızlandırdığı kaydedildi. Körfez başkentlerinin, savunma ihtiyaçlarını karşılamak adına artık sadece ABD'ye güvenmek yerine Türkiye gibi teknolojik olarak gelişmiş ve güvenilir ortaklarla iş birliğini çeşitlendirmeyi tercih ettiği ifade ediliyor. Bu durum, Washington'un bölgedeki 'vazgeçilmez koruyucu' sıfatından çıkarak sıradan bir iş ortağına dönüşmesi sürecini tetikliyor.
Gelecekte inşa edilecek olan yeni güvenlik mimarisinde Türkiye'nin merkezî bir rol oynayacağı belirtilirken, bu tablonun İsrail açısından ciddi riskler barındırdığına da işaret ediliyor. Bölge devletlerinin İran'ın faaliyetlerine karşı İsrail ile benzer endişeleri paylaşsa da, siyasi olarak Tel Aviv ile aynı blokta görünmekten özellikle kaçındıkları belirtiliyor. Sonuç olarak, Türkiye'nin liderlik edeceği ve bölge ülkelerinin kendi çıkarlarını ön plana koyacağı bu yeni düzenin, İsrail'i stratejik bir izolasyona sürükleyebileceği yorumu yapılıyor.