Yüksek mahrem kararların perde perde çözüldüğü bir operasyonla yargı sistemine sızan karanlık etkiler gün yüzüne çıkarıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul’daki çeşitli adliyelerde yürütülen bazı dava ve soruşturmalara, maddi menfaat karşılığında müdahale olduğu iddialarına ilişkin başlattığı soruşturma, adeta bir domino etkisi yaratarak geniş kapsamlı bir operasyona dönüştü.
Soruşturma, ‘rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvete aracılık etmek’ ve ‘suç örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak’ gibi suçlara ilişkin derinleştirilmiş ve titizlikle yürütülen bir çalışmanın sonucuydu. Soruşturma ekibi, iş insanları, siyasetçiler ve avukatlar gibi çeşitli kesimlerden şüphelileri, yargı mensupları ve adliye personeli aracılığıyla maddi menfaat karşılığında hukuka aykırı şekilde yargısal süreçlere müdahale ettikleri yönündeki iddiaları detaylı bir şekilde inceledi. Bu inceleme sürecinde, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği ve yargı kararlarının manipüle edilmeye çalışıldığına dair güçlü göstergeler tespit edildi.
Soruşturma kapsamında, adli makamlar tarafından 8 kişi tutuklandı. Eski İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi B.K., görevden uzaklaştırılmasının ardından 3 Ekim’de sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe ‘rüşvet’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yurt dışında firari durumda bulunan iki yargı mensubu hakkında ise ‘örgüte yardım etme’ ve ‘rüşvete aracılık etme’ suçlarından yakalama kararı çıkarıldı. Dosyalarda yer alan isimler, Hakimler ve Savcılar Kuruluna iletilerek, 5 hakim ve Cumhuriyet savcısı görevden uzaklaştırıldı. Ayrıca, emekli bir Cumhuriyet savcısı ile görevinden istifa eden bir hakim hakkında da soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın en dikkat çekici noktalarından biri, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın taraf olduğu ve İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davaya ilişkin iddiaların da araştırılması oldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, davada ‘suç örgütü lideri’ olduğu değerlendirilen M.Ş. ve Y.A. aracılığıyla Türkkan lehine sonuçlandırıldığı ve davaya bakan hakim B.K.’ye maddi menfaat temin edildiği iddia edildi. Bu iddialara göre, hakim B.K.’ye milyonlarca Türk Lirası tutarında rüşvet verildiği, bu menfaatin bir bölümünün kapora mahiyetinde banka hesabına gönderildiği ve kalan bölümün kendisine ve kardeşine ödendiği. Bu iddialarla ilgili delillerin araştırılmasına halen devam ediliyor. Dosya, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilerek, Türkkan’ın bu süreçteki rolü hakkında daha detaylı bir soruşturma başlatılması planlanıyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, yargı süreçlerine maddi menfaat karşılığında müdahale edildiği, yargısal kararların etkilenmeye çalışıldığı ve bu amaçla örgütlü biçimde hareket edildiği yönündeki iddiaların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması hedefleniyor. Aynı zamanda, soruşturma ekibi, avukat B.T.’nin, “hallederiz” şeklinde vaatlerle şüphelilere ait dosyaları üstlendiği ve örgütlü yapı içerisindeki rolünü de incelemeye devam ediyor. B.T.’nin tutuklanması, yargı sistemine sızan karanlık etkilerin sadece bir örneği olarak değerlendiriliyor ve soruşturmanın, yargının bağımsızlığı ve güvenilirliği için kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.