Türkiye'nin siyasi arenasında ve tıbbi dünyasında yaşanan çalkantılar, Fatma Betül Sayan Kaya'nın hayatını derinden etkiledi. 2 milyar doların üzerinde bir vurgun operasyonu, onun hem siyasi makamlarını hem de uzun süredir süren doktorluk hevesini bir anda ortadan kaldırdı. Bu olay, sadece Sayan Kaya'nın kişisel yolculuğunu değil, aynı zamanda Türkiye'deki finansal düzen ve mesleki etik arasındaki gerilimi de gözler önüne serdi.

Sayan Kaya’nın “Özata Denizcilik” isimli yatırımları, kısa sürede büyük bir finansal dalga yaratmıştı. Nisan ayında gerçekleşen 163 milyon TL’lik ilk yatırımın ardından, Eylül ayına gelindiğinde bu miktar 2 milyar 200 milyon TL’yi aşmıştı. Bu durum, borsada yaşanan olağan dışı hareketlerin ardından kamuoyunun dikkatini çekmiş, kısa sürede büyük bir skandala dönüştürülmüştü. Bu gelişmelerin ardından, Sayan Kaya, hem AKP Genel Başkan Yardımcısı hem de MKYK üyesi görevlerinden ayrılmak zorunda kalmış, mal varlığına karşı tedbirler alınmıştı.

Siyasi kariyerinin son bulmasıyla birlikte, Sayan Kaya’nın doktorluk hayalleri de suya düşmüş durumda. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan ve “mecburi hizmet” kapsamında Muş’un Bulanık ilçesine atanmasına rağmen görevine başlamayan Kaya, doktorluk mesleğini terk ederek siyasi kariyere yönelmişti. Ancak, Tabipler Birliği’nin bu durumu eleştirmesi ve diplomasının mevcut koşullarda kullanılamayacağını vurgulaması, Sayan Kaya’nın bu alanda ilerlemesini zorlaştırmıştı. Bu durum, 45 yaşındaki Kaya’nın erken emeklilik süreciyle sonuçlanabileceği tahminini akla getiriyor.