Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni bir yasama dönemine, dinamik ve dikkat çekici gündemlerle adım atacak. 6 Ekim Salı günü başlayacak 28’nci dönem 5’inci yasama yılında, hem Kızılay’ın geleceğiyle ilgili önemli bir kanun teklifi hem de dijital turizm sektöründeki yenilikçi düzenlemeler tartışma konusu olacak. Mevcut fon krizi tartışmalarının gölgesinde, Meclis’te yeni bir dönem başlatılıyor.
Genel Kurul'un ilk gündem maddesi, uzun süredir bekleyen Türk Kızılay Kanunu teklifi olacak. 9 maddelik bu kanun, Kızılay'ın faaliyet alanlarını, yetkilerini ve haklarını detaylı bir şekilde belirleyecek. Kanun, uluslararası Kızıl Haç hareketi ilkelerine uygun olarak, afet ve acil durumlar karşısında Türkiye'nin ulusal afet yönetimi kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle, afet lojistiği, geçici barınma ve sağlık hizmetleri gibi konularda Kızılay'ın rolü daha da net bir şekilde tanımlanacak. Ayrıca, ihtiyaç sahibi kişilere yapılacak yardımların daha verimli bir şekilde dağıtılması için veri paylaşımı düzenlemeleri de kanun kapsamında yer alacak.
Kanun teklifinin önemli bir özelliği ise, Kızılay'ın faaliyetlerinde stratejik alımlar için özel hükümler içermesidir. Bu alımlar, afet durumlarında hızlı ve etkili müdahalede bulunabilmek için kritik öneme sahip olacak. Kamu İhale Kanunu'na tabi olmaksızın doğrudan Kızılay'dan veya Kızılay'a bağlı şirketlerden temin edilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistiği ve geçici barınma ürünleri, stratejik ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilecek. Bu durum, Kızılay'ın operasyonel esnekliğini artıracak ve acil durumlarda daha hızlı hareket etmesini sağlayacak.
TBMM’nin gündemine ayrıca, Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi de girecek. Bu teklif, Airbnb, TravelGo ve Booking gibi platformlar üzerinden yapılan konaklama uygulamaları ile turizm sektöründe düzenlemeler amaçlıyor. Kanun, dijital konaklama sağlayıcılara Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin alma zorunluluğu getirecek. Bu düzenleme, uzun süredir Türkiye'de yasak olan Booking uygulamasına yeniden erişimi Bakanlığın denetiminde mümkün kılacak. Yabancı platformlar, 3 ay içinde izin belgesi alarak kanuna uyum sağlayacak ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına belirli bir turizm payı ödeyecekler. Bu kanun, dijital turizm sektörünün Türkiye'deki gelişimine yeni bir boyut katacak.”}çıkartma_sonu