Burdur’un Kemer ilçesine bağlı Elmacık Köyü’nde devam eden arazi toplulaştırma projesi, köy halkı arasında ciddi endişelere yol açtı. Köylüler, başlangıçta yapılan taahhütlerin aksine, arazilerinin yerlerinin değiştirildiğini iddia ederek büyük bir itiraz hareketi başlattı. Bu durum, bölgedeki tarımsal faaliyetleri ve köylülerin yaşamını olumsuz etkileyen bir soruna dönüşmüş durumda.

Toplulaştırma çalışmalarının ilk aşamalarında, Isparta Bölge Müdürlüğü tarafından köy halkına sunulan planlarda, büyük tarlaların yerinde kalacağı, küçük parçaların ise büyük tarlaların yanına alınacağı belirtilmişti. Ancak, arazilerin teslim edilmesinden sonra, bazı köylüler kendi tarlalarının yerlerinin değiştirilmesiyle karşılaştı. Ali Ünal gibi birçok köylü, tarlalarının 300 metre aşağıya taşındığını, bir firmanın ise 5 kilometre ilerideki kıraç bir arazinin sulu bir yere getirilerek kendilerine sunulduğunu aktardı. Bu durum, köylülerin mağduriyetini daha da derinleştirmiş ve hak taleplerini artırmıştır. Köylüler, başlangıçta kendilerine anlatılanların aksine, kendi tarlalarının yerinin değiştirilerek kendilerine farklı araziler verildiğini vurguluyor.

Olayın karmaşıklığına dikkat çeken Orhan Ayyıldız, başlangıçta Bölge Müdürlüğünün taahhüt ettiği ve köylülere dağıttığı bildiride köylünün mağdur edilmeyeceği, büyük parça tarlanın yerinde kalacağı, küçük parçaların da mümkünse onun yanına alınacağı söylendiğini hatırlatarak, şu anda yaşananların bu taahhütlere aykırı olduğunu belirtiyor. Ömer Kaçar ise tarlaların sınırlarının ölçüldüğünü, planlamanın yapıldığını ve arazilerin kendilerine teslim edildiğini ancak, destekleme almak için Tarım İl Müdürlüğüne dilekçe verdiklerinde, bir yıl sonra tarlalarının alınmasıyla karşılaştıklarını ifade ediyor. İtiraz süresinin dolması ve sürecin bu noktaya gelmesi, köylülerin hak taleplerini daha da güçlendirmesine neden oluyor.

Bu durum, Elmacık Köyü’ndeki köylülerin, tarımsal faaliyetlerini sürdürme hakkının ve bölgedeki toprakların kullanım planlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Köylülerin itirazları, ilgili yetkililer tarafından ciddiyetle değerlendirilerek, köylülerin mağduriyetinin giderilmesi ve adil bir çözüm bulunması bekleniyor. Bu olay, benzer toplulaştırma projelerinde benzer sorunların yaşanmaması için, süreçlerin şeffaf ve köylülerin katılımıyla yürütülmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.