Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadelede devasa yatırımlar yapılırken, Afrika’nın en büyük çölü Sahra Çölü’nde beklenmedik bir çözüm ortaya çıktı. Yüksek teknolojili çözümlerin başarısızlığına rağmen, yüzyıllardır kullanılan basit bir toprak mühendisliği tekniği, çölü yeniden yeşertme potansiyeli taşıyor.

Sahra ve Sahel bölgelerinde yaşanan aşırı sıcaklar, milyonlarca fideyi kurutmuş, özel soğutmalı arı kovanları ise tamamen yıkıma yol açmıştı. Bilim insanları, ‘su tutamayan toprağa doğrudan yaşam enjekte etme’ politikasının çöküşünü kabul etti. Ancak, yerel toplulukların ve uluslararası restorasyon ekiplerinin uyguladığı geleneksel bir yöntem, çölü yeniden yeşertme konusunda şaşırtıcı bir başarı gösteriyor.

Bu yöntem, ‘Yarım Ay’ (Demi-lune) çukurları olarak bilinen, kuma kazılan, 2 ila 4 metre genişliğinde ve birkaç on santimetre derinliğindeki hilal şeklinde sığ çukurların yerleştirilmesini içeriyor. Bu çukurlar, yağmur suyunun akış yönünün tersine yerleştiriliyor. Böylece, ani bastıran yağmurların suyu toplanarak toprağa sızmasını sağlıyor.

Yapılan bilimsel ölçümler, bu çukurların etrafındaki çıplak kuma kıyasla birkaç derece daha serin olduğunu gösteriyor. Buharlaşmanın azalmasıyla oluşan bu küçük vahalar, dayanıklı otların, böceklerin, kuşların ve yerli ağaçların bölgeye yeniden yerleşmesini mümkün kılıyor. Burkina Faso, Nijer ve Mali gibi ülkelerden elde edilen veriler, bu yöntemin toprağa su sızmasını %70 oranında artırdığını ve toprak erozyonunu yarı yarıya azalttığını gösteriyor. Nijerya'nın kuzeyinde uygulanan pilot çalışmalar, bu yöntemin dört metrelik yarım aylar sayesinde çorak arazilerin hızla yeşermesini sağladığını kanıtlıyor. Bu yaklaşımın, ulusal iklim politikalarına entegre edilmesi şiddetle tavsiye ediliyor.