Avrupa kıtası, son dönemde konut alanında yaşanan karmaşık bir sorunla karşı karşıya. ‘Okupa’ olarak adlandırılan, genellikle anarşist ve radikal sol ideolojilere sahip grupların, boş veya terk edilmiş binaları ve evleri izinsiz olarak işgal etmesi, devletlerin mülkiyet haklarını koruma konusunda yetersiz kalmasına neden oluyor. Bu durum, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Belçika, Portekiz, Hollanda, İngiltere ve İsviçre gibi ülkelerde yaygın olarak görülüyor ve Avrupa’nın birçok yerleşim merkezinde ciddi bir sosyal ve hukuki gerilim yaratıyor.
İspanya, bu sorunun en yoğun yaşandığı ülkelerden biri. 2025 yılı itibarıyla 14.875 konutun işgal edildiği, emlak piyasasında da kendine özgü bir kategori oluşturduğu kaydedildi. İşgal edilmiş mülklerin sayısı, 2025 yılının son çeyreğinde satışa sunulan 24 binin üzerine çıkarken, sorunun kapsamı net bir şekilde ortaya koyuldu. İtalya’da ise yaklaşık 30 bin taşınmazın hukuksuz bir şekilde işgal edildiği tahmin ediliyor. Bu durum, özellikle kamu konutlarının işgal edilmesiyle daha da karmaşık hale geliyor. Roma’da 6.834 kamu konutunda 12 binden fazla izinsiz kullanıcı tespit edildi. 2024 yılının ilk yarısında, konutların hukuksuz işgaliyle ilgili mahkemelere 2.478 yeni dava açılırken, bekleyen dava sayısı 4.241’e ulaştı ve ortalama yargılama süresi 875 güne ulaştı.
Fransa’da da benzer bir durum söz konusu. Tahliye talepleri binlerle ifade edilmesine rağmen, sorun devam ediyor. 2023-2024 döneminde 27 valilik bölgesinde 432 okupa tahliye başvurusu yapıldı ve bunların 356’sı sonuçlandırıldı. Paris yönetimi, mülk sahibinin işgal edilen taşınmazını daha hızlı geri alabilmek için tahliye prosedürlerini güçlendirdi. Belçika’nın Brüksel şehrinde yapılan sayımda 2024 yılı sonunda 683 kişinin izinsiz işgal edilen binalarda yaşadığı tespit edildi. Yunanistan’da ise Atina’nın Exarchia bölgesinde uzun yıllardır okupa hareketlerinin merkezi olarak bilinen alanlar, polis operasyonlarıyla boşaltılmaya çalışılıyor.
Avrupa ülkeleri, bu soruna karşı yasal düzenlemeler yaparak ve caydırıcı cezalar getirerek mücadele etmeye çalışıyor. Hollanda’da izinsiz bina işgali 2010’dan beri suç teşkil ediyor, İngiltere’de ise konut amaçlı binaların işgali 2012’den beri ceza hukuku kapsamında. Almanya, Portekiz, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerde de mülk sahipleri, işgal edilen taşınmazlarını geri almak için hukuki ve idari süreçlere başvuruyor. Ancak ‘okupa’ hareketinin devam etmesi ve devletlerin bu konuda yetersiz kalması, Avrupa’da konut dokunulmazlığı konusunda ciddi bir sorun olarak devam ediyor.”}Sürdürülebilir Bir Yaşam İçin Doğru Seçimler: Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Bina Konseptleri