Sanatın kalbinden yükselen bir farkındalık çağrısı! Hazar Ergüçlü’nün Soma’ya duyduğu derin hissi, ödül törenindeki konuşmasıyla bir kez daha dillere destan oldu. 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin onursal temsilcisi olan Ergüçlü, sadece bir ödül konuşmasıyla kalmayıp, Türkiye’nin en acı olaylarından birinin yaralarını, kendi ailesinin geçmişiyle iç içe geçirerek, unutulmaz bir anı yaşattı.
Ödül töreninde “Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri” adlı filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu’ya layık görülen Hazar Ergüçlü, Soma maden katliminin ardından yaşanan acıları, genç bir madencinin oğlu Yaşar’ın gözyaşlarıyla buluştu. Ergüçlü, kendi ailesinin madencilik geçmişine atıfta bulunarak, bu trajedinin insanlığın ortak sorumluluğunun bir göstergesi olduğunu vurguladı. “Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum” sözleri, o anki duygusal yoğunluğuyla dinleyicileri derinden etkiledi.
Ergüçlü’nün konuşmasının temelinde, Soma’da hayatını kaybeden madencilerin ve onların ailelerinin acılarına duyduğu derin empati yatıyordu. O, Soma’da hayatını kaybeden 37 yaşındaki Kerim Ören’in oğlu Yaşar’ı anarak, bu trajediye bir saygı duruşunda bulundu. Aynı zamanda kendi ailesinin madencilik geçmişine de işaret ederek, bu mesleğin getirdiği zorlukları ve riskleri hatırlatarak, madencilerin hayatlarının ne kadar değerli olduğunu vurguladı. Bu sözler, sadece bir oyuncunun değil, aynı zamanda bir insanlığın acısını dile getiren güçlü bir mesajdı.