İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın İran'daki sivil yerleşimleri ve altyapı tesislerini vurabileceğine dair imalarını çok sert bir dille eleştirdi. Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan diplomat, bu tür bir girişimin sadece askeri bir hamle değil, aynı zamanda küresel düzeyde büyük bir suç teşkil edeceğini savundu. Garibabadi, Trump'ın bu tehditlerini gerçekleştirmesi durumunda dünya tarihine 'süper savaş suçlusu' olarak geçeceği uyarısında bulundu.

Açıklamalarında uluslararası sözleşmelere ve hukuk normlarına geniş yer ayıran Garibabadi, Birleşmiş Milletler Şartı'nın egemen devletlerin toprak bütünlüğünü koruma altına aldığını hatırlattı. Özellikle enerji santralleri ve köprüler gibi halkın yaşamı için kritik öneme sahip noktaların hedef alınmasının, Roma Statüsü ve Cenevre Protokolleri çerçevesinde doğrudan savaş suçu sayıldığını belirtti. İranlı yetkili, bu tür eylemlerin sadece devlet düzeyinde değil, emri veren en üst makamlar için de bireysel cezai sorumluluk doğuracağının altını çizdi.

Tahran yönetiminin meşru müdafaa hakkını kullanmaktan çekinmeyeceğini ifade eden Garibabadi, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine atıfta bulundu. Herhangi bir saldırı durumunda İran'ın vereceği yanıtın 'anında ve caydırıcı' olacağını vurgulayan diplomat, karşı tarafın pişman olacağı bir karşılık verileceğini dile getirdi. Bu savunma refleksinin uluslararası hukuktan doğan bir hak olduğu mesajı net bir şekilde verildi.

Son olarak Trump'a yönelik çağrısını yineleyen Garibabadi, bölgedeki gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Olası bir çatışmanın etkilerinin yalnızca İran sınırları içinde kalmayacağını, tüm bölgeyi ve küresel dengeleri sarsacağını ifade etti. Trump'ın bu tehlikeli söylemlerden vazgeçmesi tavsiye edilirken, aksine bir tutumun hukuk önünde ağır bedelleri olacağı bir kez daha kaydedildi.