Türkiye'nin enerji sektöründe yaşanan acı olaylar, Devrim Partisi'nin Ankara'daki dikkat çekici bir eylemiyle daha da geniş bir tartışma zemine taşındı. İmbat Madencilik'in Soma'daki patlaması ve Zonguldak'taki kaçak maden faaliyetinin sonucu olarak 1 işçinin hayatını kaybetmesi, sadece birer kaza olarak değerlendirilmiyor. Partiye göre, bu trajik olayların altında yatan temel sebep, uzun yıllardır süregelen ekonomik politikalar ve işçi haklarının göz ardı edilmesiyle ortaya çıkan bir sistem.”
Basın açıklamasında, maden kazalarının, iş güvenliği standartlarının ihlal edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmamasının doğrudan sonuçlarından kaynaklandığı vurgulandı. Özellikle, şirketlerin faaliyet göstermesine izin verilmesi, kamu kaynaklarının şirketlere akışı ve iktidarın patronlara yönelik koruyucu tutumu, bu durumun daha da derinleşmesine zemin hazırlamıştır. Partinin eleştirisi, TBMM'de şirketler hakkında gündeme getirilen ve iktidar tarafından reddedilen gensoru önergelerine de odaklanarak, iktidarın sorumsuzluğunu kanıtlamaya çalıştı.
Açıklamanın en çarpıcı noktalarından biri, 2014 yılında Soma'da meydana gelen ve 301 işçinin hayatını kaybettiği büyük felaketin yeniden hatırlatılmasıydı. Partiye göre, bu felaketin sorumlusu, sadece teknik aksaklıklar değil, aynı zamanda işçilerin güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakılması ve hükümetin gerekli önlemleri almamasıdır. İktidarın, işçi haklarını korumak yerine, şirketlerin çıkarlarına hizmet ettiği ve kaynakların yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çekilmesine göz yumduğu iddiaları, partinin eleştirilerinin merkezine yerleştirildi.