Uluslararası spor arenasında artan tartışmaların merkezinde, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın görüşleri yer alıyor. St. Petersburg’da düzenlenen Ekonomi Forumu’nda katıldığı ‘Olimpik Hareketin Geleceği: Zorluklar ve Perspektifler’ oturumunda, sporun siyasallaşması ve uluslararası müsabakalarda yaşanan dengesizlikler üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Genç nüfusun sporla ilgisizliği, geleneksel sporların rolü ve spor endüstrisinin kültürel açıdan yozlaşması gibi konulara dikkat çeken Erdoğan, mevcut sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, sporun temel amacının insanlığı ortak değerler ışığında bir araya getirmek olduğunu, ancak günümüzde bu amacın ne kadar saptığını ifade etti. Spor endüstrisinin giderek kültürel değerlerden uzaklaşıp, Batı'nın etkisiyle şekillendiğini savladı. Mevcut Olimpiyat Komitesi (IOC) sisteminin, sporları ve dünyayı dengeli bir şekilde temsil etmediğini, demokratik bir yapıdan yoksun olduğunu ve tek bir kulüp sistemine indirgediğini belirtti. Bu durumun, uluslararası rekabeti ve kültürel çeşitliliği tehdit ettiğini vurguladı.

‘Etnospor hareketi’, IOC sistemine ve spor endüstrisine yönelik bir eleştiri oluşturduğunu belirten Erdoğan, özellikle Rusya’nın yarışmalardan men edilmesi ve İsrailli sporculara yönelik benzer bir tutumun olmaması gibi çifte standartlara dikkat çekti. Sporun siyasallaştığını ve güç sahibi ülkelerin kararlarını domine ettiğini ifade etti. Bu durumun, sporun özünden uzaklaşmasına ve adil rekabetin engellenmesine yol açtığını savundu. ‘Etnospor hareketi’nin bu çifte standartlara karşı bir denge unsuru olarak ortaya çıktığını söyledi.

Bu eleştirilerin üzerine inşa edilen bir vizyonu da ortaya koyan Bilal Erdoğan, 2027 yılında ‘Etnosporlar 2027’ adıyla büyük bir dört yıllık organizasyon düzenlemeyi hedeflediklerini duyurdu. Bu etkinliğin, geleneksel sporların olimpiyatları olarak anılması ve sporun kültürel zenginliğini koruyarak uluslararası rekabeti sürdürmesi hedefleniyor. Aday ülkelerle görüşmelerin devam ettiğini ve bu girişimin spor dünyasında yeni bir alternatif oluşturacağını umut etti. Ayrıca, Olimpiyatların kültürel değerleri daha fazla korunarak, daha iyi, demokratik ve kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını arzuladığını, IOC sisteminin siyasi etkilerden uzaklaşmasını gerektiğini vurguladı.”}p>