Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş'in Dakka şehrinde gerçekleşen önemli bir diplomatik ziyaretle, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir ivme kazanmasına öncülük etti. Ziyaretin merkezinde, Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulma hedefi, ekonomik işbirliği hedefleri ve kültürel projeler yer aldı. Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile gerçekleştirdiği görüşmeler ve ardından yapılan basın toplantısı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın güçlendiğinin somut bir göstergesi oldu.

Toplantıda, Bangladeş'in Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanlığı'na seçilmesi ve bunun uluslararası arenadaki itibarı teyit edildi. Türkiye'nin, Bangladeş'in bu önemli görevdeki rolüne büyük destek verdiğini ve bu durumun iki ülke arasındaki işbirliğini daha da derinleştireceğini vurguladı. Ayrıca, 12 Şubat'ta gerçekleşen seçimler ve referandum sonrası Bangladeş'in yeni döneme girmesi ve Türkiye'nin bu süreci yakından takip etmesi de konuşulan konular arasında yer aldı.

İkili ticaretin 2 milyar dolara çıkarılması hedefine yönelik somut adımlar atılması, ziyaretin en önemli sonuçlarından biri oldu. Bu hedefin gerçekleştirilmesi, iki ülke arasındaki ekonomik bağımlılığı artıracak ve bölgedeki yatırım fırsatlarını daha da geliştirecektir. Bunun yanı sıra, Bangladeş Kültür Bakanı Nitai Roy Chowdhury ile yapılan ortaklık anlaşması, kültür alanındaki işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. İnsanlığın ortak mirasına sahip çıkma kararlılığının, iki ülke arasındaki ilişkiyi güçlendireceği belirtildi.

Rohingya meselesi, ziyaretin en kritik temasını oluşturdu. Bangladeş'in, bir milyondan fazla Rohingyalıya ev sahipliği yapması ve bu insanlık trajedisine karşı gösterdiği dayanışma, uluslararası toplum tarafından takdirle karşılandı. Türkiye, bu konuda Bangladeş ile el ele çalışacak ve uluslararası arenada bu meselenin çözümü için daha güçlü bir seslenecektir. Cox's Bazar'daki mülteci kamplarındaki insani yardımların artırılması ve Rohingyalıların gönüllü olarak ülkelerine dönmelerine destek verilmesi, öncelikli hedefler arasında yer almaktadır. Bölgesel istikrarın sağlanması ve küresel güvenlik tehditlerine karşı ortak stratejiler geliştirilmesi, Türkiye'nin dış politikasının temel unsurları olarak vurgulandı. İran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarının bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehdit ettiği ve bu nedenle uluslararası toplumun acil olarak harekete geçmesi gerektiği ifade edildi.