Gaziantep’te, iklim krizi ve çevresel sorunlara yönelik yenilikçi çözümler üretmek amacıyla uluslararası bir forum düzenlendi. UN Women iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirerek kadın liderlerin bu alandaki rolünü ön plana çıkardı. Forumda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın liderliğindeki güçlü bir katılımcı grubu, sürdürülebilir kalkınma ve kadınların güçlenmesi hedefleri doğrultusunda stratejiler geliştirmeye odaklandı.

Toplantı, kadınların iklim değişikliğinin etkilerini azaltma ve çözüm üretme potansiyelinin altını çizdi. Bakan Göktaş, “Kadınlar, bu zorlu süreçte sadece mağdur değil, aynı zamanda güçlü birer aktör olarak yerlerini almalı ve yenilikçi çözümler sunmalıdır. UN Women’ın vurguladığı gibi, en kötü senaryoda bile 2050’ye kadar 158 milyon kadın ve kız çocuğunun yoksunluğa ve açlığa düşmesini engelleyebiliriz. Bu, ortak bir irade ve işbirliği ile mümkündür,” dedi. Forum, “Atıksız Sürdürülebilir Yaşam Projesi” gibi kadınların ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak projelere odaklanarak, kadınların yerel yönetimlerde ve toplumsal değişim süreçlerinde daha aktif rol almasını teşvik etti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, COP31’in Türkiye’nin liderliğinde, dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformu olduğunu vurgularken, BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “İklim krizine çözüm bulmak için kadın liderleri masaya çağırmak, sadece bir saygı ifadesi değil, aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir,” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehrin sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, “Şehrimiz, çocuklara, ailelere ve doğaya dost bir yaşam alanı olmayı hedefliyor. İklim dediğimiz şey, aslında hayatın kendisi ve geleceğimizdir,” şeklinde konuştu.

Etkinlik, kadın liderlerin iklim değişikliği mücadelelerindeki öncü rolünü ve sürdürülebilir kalkınma projelerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Gaziantep’in bu önemli çalışmaya ev sahipliği yapması, Türkiye’nin uluslararası arenada iklim değişikliği konusunda daha etkin bir rol üstlenmesine katkı sağlayacaktır.”}çátógéj