Ankara’nın kalbinde, adalet ve hak talebiyle yoğrulan bir direniş dalgası yükseliyor. Doruk Madencilik’te çalışan 180 emekçi, uzun süredir ödenmeyen maaşları ve alacaklarıyla mücadele ederken, iktidarın verdiği sözlerin bozulmasıyla birlikte meydanlarda dayanışma nöbeti tutuyor. Bu durum, işçi hakları mücadelesinin ve halk desteğinin gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Madencilerin hikayesi, Soma’nın acı derslerinden yola çıkarak doğmuş. Bağımsız Maden-İş’in öncülüğünde örgütlenen bu işçiler, yıllar önce hak ettikleri ücretlerin verilmemesi, sözlerin tutulmaması ve yaşamlarının belirsizliği karşısında mücadele ediyor. 2 bin 600 adet maden ruhsatına sahip olan ve devletten büyük teşvikler alan Yıldızlar Holding’in işletmesi olan Doruk Madencilik şirketinin, 160 milyon liralık bir borcu olduğu belirtiliyor. Bu durum, işçilerin yaşamlarını sürdürme konusunda ciddi bir yük oluşturuyor.

İşçiler, ilk olarak Beypazarı’ndan Ankara’ya yürüyüş yaparak seslerini duyurmaya çalıştı. Verdiği sözleri tutmayan şirket yönetimi ve yetkililer karşısında, işçiler Meclis’e yürüdü, parklarda nöbet tuttu ve haklarını savunmak için sabırla bekledi. 28 Nisan’da yapılan görüşmelerde, üç bakan kefil oldu ve 15 Mayıs’a kadar tüm alacakların ödeneceği sözü verildi. Ancak, o tarihten itibaren bir türlü ödeme yapılmadı. Bu durum, işçilerin Ankara’da süren direnişini daha da pekiştirdi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve diğer siyasi partilerin temsilcileri, işçilerin dayanışmasına katılarak desteklerini gösterdi. Özel, “Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi, hepimizi derinden etkiliyor. Bu yolda, onların sesini duyurmak ve haklarını savunmak için buradayız” diyerek, işçilere desteğini dile getirdi. Halkın gösterdiği destekle birlikte, bu durum, işçi sınıfının hak kayırmaya tahammül etmediğini ve dayanışma içinde mücadele etmeye hazır olduğunu gösteriyor. Bu direniş, adalet ve hak taleplerinin gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.